Hakkımızda
Değerli Mesele dostu,
Basılı yayın hayatına Aralık 2016 itibarıyla son veren Mesele Dergisi, 1 Ocak 2017’den bu yana mesele121.org adresinde yayınına devam ediyor.
Neden mesele121?
Çünkü 10 yıl boyunca kesintisiz her ay yayınlanan Mesele 120. sayısı ile matbaalara veda etti ve internet 121. sayımız oldu.
Mesele’de amacımız kitaplar üzerinden Türkiye’yi ve dünyayı tartışmak ama sadece kitapla sınırlamıyoruz tabii ki…
Öncelikle “Sözümüz” var. Söyleyecek bir şeyiniz yoksa yayıncılık yapmanın da anlamı kalmıyor…
Sizin sözünüz de bizim için çok değerli… Hakemli dergi olmasak da belli kriterlerimiz var. [email protected] adresine gönderdiğiniz tüm yazıları okuyoruz, değerlendiriyoruz.
ÇARKIFELEK
Farsça “güce”den dilimize girmiş olan köşe, Türk Dil Kurumu sözlüğüne göre, birbirini kesen iki çizginin, iki düzlemin oluşturduğu açı; mecazi…
Fedon Kalyoncu… Atatürk sevdalısı, “Ben Türk’üm” diyene taş çıkartacak kadar vatansever bir insan. Rahmetli sinema oyuncusu Nubar Terziyan dayısı olurdu.…
Dünya bir tekerleğin üzerinde duruyor, sen görmüyorsun. Ayçiçeklerinin arasında yürüyorsun her gün. Beton binalar yok. Dar kaldırımlar değil, sarıya çalan…
İnsanın en büyük hevesi yaşadıklarını başkalarına hissettirmektir. Yaşadığım bölge Arşipel. Karanın nerede başlayıp denizin nerede bittiği görülemeyen, Mısırlıların “Denizin Yüreğindeki…
1985’te Ajda Pekkan’ın İstanbul Harbiye’deki mücevher mağazasında çalışıyordum. Ajda’nın mutfağı iyidir; bir reçel yapar, bal damlar parmağından. Ajda taklit ustasıdır…
İzmir yanıyordu. 1922’nin Eylül’ü… Dağlardan gelen zafer haberlerine rağmen şehir, geride kalanlar için cehenneme dönmüştü. Yunan Ordusu çekilirken ardında duman,…
Çalışma masamın üstü fotoğraflar, albümler, çoktan rengi atmış, incelmeye başlamış gazete, dergi kesikleri, program dergileriyle dolu. Ve birkaç plak kapağı……
Selim İleri “Hatırlıyorum” adlı kitabında “Türkân Şoray’ın bakışlarındaki hüzün bana hep bir ayrılık duygusunun iç acısını çağrıştırır” demiş ve sinemamızda…
Mutfakta Reca Var’ın takipçisi okurlarım, hatırlayacaklardır; geçen yazımda bir masalla süslemiştim Reca’nın Sofrasını… Bu kez insanlığın yüreğini ağzına getiren savaş…
Geçen akşam Cüneyt İngiz’in “Yazar, Yönetmen, Oyuncu Kimlikleriyle Lale Oraloğlu” (KDY.,2025) adlı kitabını okurken, Lale Oraloğlu’nu düşündüm.
Bu günlerde insanın bir şey yazası yok. Zor günlerden geçiyoruz, memleketin hali belli, dünyanın da çivisi çıkmış durumda… Böyle bunalınca…
“Kadınlar, hiçbir kapitalist devlette, en özgür cumhuriyetlerde bile tam eşitliği tadamazlar.” “Proletarya, kadınların tam özgürlüğünü gerçekleştirmediği sürece, kendisi için de…

