Mesele 121

Rivayete göre Eric köpeği Nova’yı gezdirmek için dışarı çıkarır fakat köpek kaçıverir ve kayıplara karışır. Eric haberi yayar, köpeğini soruşturur. Haftalar geçer. Tam umudunu kesip melankoliye sürüklenirken Vanessa adında bir kadın Nova’yı bulur ve Eric’in kapısını çalar, hikâye bizi şaşırtmaz; Eric ile Vanessa arasında aşk başlar.

Yuval Hariri’ye göre, beslenme zincirinin en üstüne o kadar çabuk çıktık ki, beynimizin ilkel bölgesi olan limbik sistem hâlen buna inanmıyor. Bu yüzden de hayatta kalmak için avcı/toplayıcı grup hâlinde yaşamamız gerektiğini düşünüyor.

"Dünya Kadınlar Günü" olarak 8 Mart gününün belirlenmesine kaynaklık eden olay konusunda muhtelif tartışmalı iddialar mevcuttur. Bunlardan biri, Rusya'da çarlığın yıkılmasına yol açan 1917 Şubat Devrimi'nin 8 Mart günü yapılan kadın yürüyüşü ve grevleri ile başlamış olması, bir diğeri 8 Mart 1908'de ABD'nin New York kentinde çoğu sosyaIist olan kadın işçilerin öncülüğünde sendikal haklar ve kadınlara oy hakkı talepleriyle düzenlenen miting.

Türkiye’de demokrasi pratiğinin hiçbir zaman reel bir karşılığı olmadı. Kitlelerin politik alanda etkili olmasına izin verilmedi. Her ne kadar TBMM’nin genel kurul salonu duvarında  “egemenlik kayıtsız şartsız milletindir” dense de, çok sayıda ‘kayıt ve şartla’ egemenlik halkın elinden alındı… Rejimin adı ‘cumhuriyet’ olarak değiştirildi diye şeylerin seyrinin de değişmesi gerekmiyordu…

“Auschwitz’den sonra şiir yazılamaz.” diye bir dipnot koymuştu Adorno, estetik tarihine. Ama şiir de yazıldı ve barbarlıklar da devam etti, o zamandan bu yana. İnsanın insanlığından uzaklaştığı, tüm değerlerini acımasızca çiğnediği durumlarda, şiir başkaldırmaktan vazgeçmedi.

İKSV’nin kültür politikaları çalışmaları kapsamındaki dokuzuncu raporu, “Ekolojik Dönüşüm için Kültür ve Sanat” başlığıyla yayımlandı. Bahçeşehir Üniversitesi İktisadi, İdari ve Sosyal Bilimler Fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Hande Paker tarafından hazırlanan rapor, insanlığın en acil meselelerinden ekolojik krize dikkat çekerek kültür-sanat dünyasını konu üzerine birlikte düşünmeye ve çözüm sürecinin bir parçası olmaya davet ediyor.

Sabahattin Ali’nin şairliği öykücülüğünün ve romancılığının gölgesinde kalmıştır denilebilir. Çoğu bestelenen ve şarkı olarak geniş kitlelere ulaşan şiirlerin ardındaki şairin çoğunlukla bilinmemesi durumuyla karşılaşırız.

Gelmiş geçmiş İngiliz Hükümetlerinin ilk resmî yayın organı olan The London Gazette, 1665 yılının 7 Kasım günü, Londra’nın Babıâli’si olan Fleet Street’teki matbaacı Henry Muddiman’ın dükkânında dizildi, basıldı.
Kral II.Charles, 1640 İngiliz Burjuva İhtilali sonrası kısa bir dönem cumhuriyet tecrübesine kalkışmış bulunan meraklı İngiltere’ye tekrar kraliyeti getirmiş, bu döneme de Restorasyon adının verilmesine sebep olmuş kurucu kraldır.
İşte onun paşa gönlü bir gazete çıkarılmasını istemiştir.

Çoğumuz Yılmaz Güney'i daha çok oyunculuğu ile tanıdık. Oysa Yılmaz Güney'i sanat dünyasına sokan ilk şey onun yazılarıdır. Bu yüzden Yılmaz Güney, her şey olabilmeyi başarabilmiş ender insanlardan biridir. Yazdıklarını yaşadıklarından soğurmuş, soğurduklarını kamera karşısında canlandırarak perdeye aktarmış kaç insan var; değil ülkemizde dünyada dünyada bile?

Mahmut Şenol’un yazdığı, arka kapağında “İstanbul’un bunaltıcı plazalarından Akdeniz’in tutkuyla dalgalanan sularına açılan, hem çılgınca neşeli hem de deliliğin eşiğinde bir macera, roman içre roman” ifadeleriyle tanımlanan ‘Bir Roman Yazılıyor&Nicky’yi Öldürmek’ adlı kitap, 2020’nin ekim ayında SİA Kitap etiketiyle okurlarla buluşmuştu. Mahmut Şenol’un sıkı takipçisi olan H. Okan İşcan ile birlikte Şenol’a Jıneps adına sorular yönelttik.

“Politikacılar çok yüzlü biçimde ama gerçekten de asla inanmadıkları şeyleri bile bize gerçekmiş gibi anlatırlar. İnanmadıklarına da inanmamızı beklerler. Hatta bu kulvarda medyayı da dış organizasyonları da kullanırlar. Kullandıkları her türlü organizasyona ne verdiklerini, vaadlerini de foyaları ortaya çıkmasın diye hiç mi hiç açıklamazlar.”

Yüz yıl önce 1921 yılının Ocak ayında doğan Murray Bookchin'in 70'li yaşlarında yazdığı yazılar ve onunla yapılan söyleşiler, Anarşizm, Marksizm ve Solun Geleceği[1] adı altında 1999'da kitaplaştırıldı. Güzel bir raslantı olarak doğumunun yüzüncü yılında Türkçe çevirisi kitapçılarda yerini buldu. Kitap yalnız bir geçmiş değerlendirmesi olarak değil ileriye dönük öngörüleriyle de günümüzde geçerliliğini koruyor.

Çok Okunanlar

Ziyaretçiler

71 ziyaretçi ve 0 üye çevrimiçi

Mavi sayfalar

Grid List

Gölgeler İçinde başrolünü kameraların ve anonsların paylaştığı bir film. Kameraların arkasında hangi gözlerin olduğu belli değil tabi. Tıpkı anonslardan çıkan seslerin sahibinin belli olmadığı gibi. Bilinmezlik bu filmin ana-konusu.

Radyo programcılığı hayli çileli bir iştir bence. Her hafta veya uyguladığınız her periyotta; dinleyicinin ilgisini çekmek, ona radyoculuğu ve yaptığınız tarz programcılığı sevdirmek. Çok konuşmadan, teknik ve ansiklopedik bilgilere boğmadan program yapmak, muhtemelen özel marifetler gerektirir.

Facebook'ta bizi bul

Joomla SEF URLs by Artio