Almanya popüler müzik tarihine yerleşmiş temiz, homojen ve yerli anlatılar, Ulrich Gutmair’in yeni kitabıyla birlikte ciddi biçimde sorgulanıyor. Bizler Yarının Türkleriyiz, göçmenlerin ve göçmen çocuklarının müzik ve pop kültür aracılığıyla yalnızca kendilerini ifade etmediklerini, bu alanları dönüştüren asli aktörler olduklarını gösteren bir karşı-hafıza çalışması.
Hakkımızda
Değerli Mesele dostu,
Basılı yayın hayatına Aralık 2016 itibarıyla son veren Mesele Dergisi, 1 Ocak 2017’den bu yana mesele121.org adresinde yayınına devam ediyor.
Neden mesele121?
Çünkü 10 yıl boyunca kesintisiz her ay yayınlanan Mesele 120. sayısı ile matbaalara veda etti ve internet 121. sayımız oldu.
Mesele’de amacımız kitaplar üzerinden Türkiye’yi ve dünyayı tartışmak ama sadece kitapla sınırlamıyoruz tabii ki…
Öncelikle “Sözümüz” var. Söyleyecek bir şeyiniz yoksa yayıncılık yapmanın da anlamı kalmıyor…
Sizin sözünüz de bizim için çok değerli… Hakemli dergi olmasak da belli kriterlerimiz var. [email protected] adresine gönderdiğiniz tüm yazıları okuyoruz, değerlendiriyoruz.
19. yüzyılın sonlarında İstanbul’un aydınlatma ihtiyacını karşılamak için kullanılan Müze Gazhane’nin tarihsel belleğinden yola çıkan“Toz, Yıldızları Gölgede Bıraktığında”başlıklı karma sergi, Müze Gazhane’nin L binasında sanatseverlerle buluştu.
“İnsanoğlu ateşi bulduğunda bile muhtemelen biri çıkıp ‘bu iş fazla abartı, balon’ demiştir.” Teknolojiyi anlamanın en zahmetsiz, en şık ve en risksiz yolu vardır: “Bu bir balondur, yakında patlayacak” demek. Cümle üç kelimeden kısa, kahve molasında kurulabiliyor, ertesi gün yanlış çıksa da kimse hatırlamıyor.
Tacim Çiçek’in son okuduğum kitabı, 9 öyküden oluşan, 192 sayfalık “Kızıl Valizli Kadın” (1.baskı, phonenix, Aralık 2013) Çiçek, yazıştığım değerli mektup ve edebiyat dostlarımdandır. Ekim ayının sonlarında verilen kitabını okuyup bitirdiğimde, bana imzalarken vurguladığı gibi bir “ortak yaşanmışlıklar”, tanıdık gelen ân’lar, olaylar, durumlar ve insanlar buldum diyebilirim.
Din, tarih boyunca yalnızca bireysel bir inanç meselesi olarak değil, toplumu şekillendiren, normlar koyan, ilişkileri düzenleyen kolektif bir güç olarak var olmuştur. Bu yazı, dinin kökenini, işlevini ve toplumsal gerçekliğini anlamaya yönelik mütevazı bir sorgulamadır. Amacımız, dinin insan zihnindeki yerinden çok, toplumsal dokudaki yerini ve bu dokuyu nasıl inşa ettiğini gözler…
Kitapçıl Çocuk, “Türkçe öğretmenimiz emekli oldu. O, sanatseverdi. Yeni öğretmenimiz genç biri. Samimi. Bizimle tanıştı önce. Dili önemsediğini, şiiri de sevdiğini söyledi… Sonra şiir okumamızı istedi bizden. Sıra bana gelince; Fikret Otyam’ın “Onun asıl mesleği vatanseverliktir,” dediği şairin “Anadolu” isimli şiirini okumaya başladım:
Rus edebiyatının bence en büyük yazarı ne Tolstoy ne de Dostoyevski’dir; elbette onlarsız hiç olmaz. Bana sorarsanız Nikolay Gogol dünya edebiyatına Rus edebiyatından, bu karlı buzlu steplerin bir çam ormanı yangınında fişek gibi fırlamış kozalağıdır; kor alev doludur.
Sanat dünyasında “Kadıköylü Muazzez” adıyla tanınan Mehmet Muazzez Özduygu’nun üç eseri, artık Baba Sahne’de. Ressam, sahne sanatçısı ve geleneksel tiyatronun özgün anlatıcılarından Kadıköylü Muazzez’in çok yönlü sanat pratiğini ortaya koyan eserleri, sahne ve resim arasında kurduğu güçlü bağı görünür kılıyor.
Tüm yaz Kaliforniya’da Work and Travel programı vesilesiyle çalıştıktan sonra kendimi ödüllendirmek ve hep hayalini kurduğum yerleri görmek için ülkenin doğu kıyısına gitme planı yaptım. Tabii ki planda meşhur New York da var. Önce Aslan Kral Müzikali’ni izlemeye gittim, dünyanın en iyi müzikallerinden biri dedikleri kadar varmış gerçekten.
Bu yıl “Kırılma Zamanı” temasıyla düzenlenen 15. Bursa Uluslararası Fotoğraf Festivali (FotoFest) başladı. Küratörlüğünü Gülbin Özdamar Akarçay ve Özcan Yurdalan’ın üstlendiği 15. FotoFest, toplumsal ve kişisel kırılmaların farklı coğrafyalardan yansımalarını izleyiciyle buluşturuyor.
Marx’ın hayaletinin hâlâ Silikon Vadisi’nde (ve Avrupa’da) dolaştığını söylemek abartı olmaz. Ancak bu hayalet, artık fabrikaların buhar bacaları…
USTALARA SAYGI
ÇİZGİLİK
Kaçırmayın!
dergilik
Toplumsal Tarih, ekim sayısında Türkiye siyasal tarihinde otoriterleşmenin önemli bir eşiği olan 1925 yılına odaklanıyor.…
Toplumsal Tarih, eylül sayısında 18 Ağustos’ta yaşamını yitiren tarihçi Mete Tunçay’ı anıyor. Ayrıca “Hijyenin Maddi…
Kadın Eserleri Kütüphanesi ve Bilgi Merkezi Vakfı, kadınların tarihine, mücadelesine ve bilgi üretimine dair 35…
Toplumsal Tarih’in 373’üncü sayısı Y. Doğan Çetinkaya’nın editörlüğünde hazırlanan “Türkiye İktisat Kongresini görmek” başlıklı dosya…
Kültür, sanat, edebiyat dergisi Yeni e, 83. sayısında yayınevi emekçilerinin dünyasını merkezine alıyor. “Satır Arasında…
Sosyal Medya
Bihter Hanım sevgiyle büyütülmüş bütün canlılar gibi kendine güvenli, başkalarıyla eşit ilişki kuran, sınırları olan…

