Mesele 121

AKP liderinin uluslararası büyük güçlerle tüm pazarlık çabasına, onlar tutmayınca Öcalan manipülasyonuna rağmen kozları işe yaramadı ve beklenmedik bir seçim sonucu ortaya çıktı: İki aday arasında 31 Mart’ta 30 bin olan oy farkı, 3 ay içinde 800 bini geçti.

Seçimlere iki gün var ve Tayyip Erdoğan sahaya indi. AKP’ye yakın medya Erdoğan’ın ‘Binali bey seçim kampanyasını iyi yönetemiyor’ dediğini söylüyor. Oysa asıl mesele seçim kampanyasının çok ötesinde: Erdoğan’ın bir koltukta iki karpuz taşıma siyaseti ABD-Rusya çekişmesinin şiddeti altında çökmüş bulunuyor.

Malum söz, AKP Genel Başkan Yardımcısı Ali İhsan Yavuz'a ait. Dönemin siyasi ruh halini, belirsizliklerini, beklentilerin çıkmayışını, çaresizliklerini ve aktörlerin B Planlarının olmayışını ifade ediyor.

Osmanlı İmparatorluğunda devlet kutsaldı. Onun bakiyesi, doğrudan devamı olan TC daha da kutsaldır. Dolayısıyla, rejimin diline doladığı 'modernlik', 'çağdaşlık', 'ilericilik', 'demokrasi', vb... retoriğinin reel bir karşılığı yok. Bu rejim, bu devlet, halktan gelen hiçbir hak talebini kabul etmez, hiçbir demokratik açılıma izin vermez... Aksi halde 'kutsal devletin' büyüsünün bozulacağını düşünür... "Kapı bir kere açılırsa, kimin geçeceği belli olmaz" diye düşünür... İşte, 'Kürt Sorununun' yüz yıllık bir sorun olmaya devam etmesinin nedeni budur... Yüz yıllık bir sorun olur mu? Sorunlar çözülmek için değil midir?

AKP yeni bir "hukuk reformuyla" daha gündemde. Reform dendiğinde ekseri hayırlı bir şey yapıldığı, yapılacağı beklentisi vardır. Reform demek, mevcut olana, var olana yeni şekil vermek, yeni biçim vermektir... Oysa, yapılan değişikliğin daha iyi olacağına dair bir kesinlik yoktur... Tam tersine daha da kötüleşme olasılığı yüksektir... Eğer öyleyse, "kim neden bu işe girişiyor, kim yeni biçim, yeni şekil vermek istiyor? sorusunun sorulması gerekmez mi?...

Monthly Review’in Eylül 1969 sayısında yayımlanan Margaret Benston’ın “Kadınların Kurtuluşunun Ekonomi Politiği” makalesi, birçok bakımdan fevkalade bir metindir. Bunun birinci nedeni yazarın kimliği ve üretiminin toplumsal bağlamıdır. Bir kimya ve bilgisayar bilimleri profesörü olmasının yanı sıra bu alanlarda üretken bir yazar olarak Benston’ın radikal söyleme katkıda bulunan olması pek ihtimal dâhilinde değildi.

Bugün yine hiç tanımadığım bir kadına ve onun yaşama inancına hayranlıkla karışık derin bir sızı duyarak baktım Türkiye penceremden. Sosyal medya sayesinde tanıdığım, gülen gözlerini ve kendini ifade etme biçiminin basitliğine ve derinliğine hayranlık duyduğum kadınlar var. Bu kadınlar, güçlü ve ışık saçıyor çevrelerine. Bu kadınlardan birini yitirdik bugün.

Türkiye Sosyal Tarih Araştırma Vakfı TÜSTAV, Ruhi Su’nun aramızdan ayrılışının 34. yılında Sofya Radyosuna verdiği röportajdan bir bölümün ses kaydını ve kaydın çözümünü yayınladı. Paylaşıyoruz.

Milli Eğitim Bakanlığının internet sitesinde ilan ettiği toplumsal cinsiyet eşitliği projeleri gündeme geldi bu hafta. Çok toz dumanlı bir hafta olduğu için bir grup sağ çevrede infial yaratan, skandal diye gazete sürmanşetlerine konu olan “eşitlik” karşıtı propaganda işe de yaradı üstelik. Projeler internet sitesinde ilan edilen aktif durumundan rafa kalktı. Halbuki büyük ihtimalle AB fonlarından yapılan ve büyük destekler alınan bir proje bu.

Alman Kitap Basım ve Yayıncıları Derneği Borsa Birliği tarafından verilen Barış Ödülü’nün bu yılki sahibi Brezilyalı ünlü fotoğrafçı Sebastiao Salgado oldu. Ödül Frankfurt Aziz Pavlus Kilisesi’nde (Paulskirche) yapılan törenle 75 yaşındaki sanatçıya takdim edildi.

Diyarbakır’da Göç ve İnsani Yardım Vakfı (GİYAV) tarafından yürütülen dezavantajlı 20 çocuğun kendi çizim ve tasarımlarıyla hikayeleştirdikleri "Çocuk Hakları - Mafên Zarokan" kitabı için imza etkinliği düzenlendi. Türkçe ve Kürt hazırlanan kitap için Laleş Kültür Evi'nde düzenlenen imza günü etkinliğine çocuklar, aileliler ve çok sayıda kişi katıldı.

Bu hafta raflarda yerini alan kitaplar arasından Meselesi Olan 5 kitabı seçtik. İyi okumalar...

Louvre Müzesi’nin ilk sanal gerçeklik deneyimi olan Mona Lisa: Camın Ötesi sergisi, 24 Ekim’de ziyarete açıyor. Kullanıcıyı içine alan yepyeni bir Mona Lisa deneyimi sunan sergi, sanat severlere Leonardo da Vinci’nin en ünlü başyapıtını daha önce hiç görülmemiş bir şekilde izleyebilme imkanı sağlayacak. Bu deneyime ayrıca dünyanın herhangi bir yerindeki tüm sanat severler özel bir uygulama aracılığıyla erişebilecek.

Herkesin kültürel yaşama katılma hakkına sahip olduğu basit gerçeğinden yola çıkan ve bu yıl yedinci kez düzenlenen Engelsiz Filmler Festivali’nin Engelsiz Yarışma bölümünde yarışan filmlerin ödülleri, 19 Ekim Cumartesi günü Goethe-Institut Ankara’da gerçekleşen Ödül Töreni’nde sahiplerini buldu.

Psikanaliz kelimesini ilk kez Freud 1896’da kullanmıştır. Bu tarihin sinema tarihi için önemi şurada ki; 1895’te de Lumiere filmlerinin ilk gösterimleri Grand Cafe’de yapılmıştır. Bu tarihlerden sonra, karakter merkezli psikanalitik sinema çalışmaları yapılmıştır. 1970’lerin ortalarında skopofilia, voyörizm ve fetişizm gibi psikanalitik kavramlar ve Lacan’ın ayna evresi, sinemanın incelemelerine farklı boyutlar katmıştır.

Murat Meriç yeni kitabı “Hayat Dudaklarda Mey”de sofralara hayat katan şarkıların bilinmeyen hikâyelerini anlatıyor. 213 şarkı ve türkünün hikâyesi; Zeki Müren’den Erkin Koray’a, Alpay’dan Hakkı Bulut’a, Selahattin Pınar’dan Duman’a, müzik dünyasının birçok değeriyle “Hayat Dudaklarda Mey”de okuyucuyla buluşuyor.

29. Akbank Caz Festivali, 17 Ekim’de Babylon’da ve Summart Sanat Merkezi’nde iki konser ile başlıyor. 27 Ekim’e kadar sürecek festival; 130’dan fazla sanatçının performansıyla 36 ayrı mekanda gerçekleşecek. Festival kapsamında ayrıca 3 söyleşi ve 25 atölye çalışması hayata geçecek.

1869'da Kütahya'da doğan ve 1935'te Paris'te hayatını kaybeden besteci, derlemeci, etnomüzikolog Gomidas için Harbiye Cemal Reşit Rey Salonu'nda düzenlenen konserde çok sayıda sanatçı sahne aldı. Salonun tamamen dolduğu gecede Osman Kavala'ya da selam gönderildi.

Çok Okunanlar

Facebook'ta bizi bul

Ziyaretçiler

84 ziyaretçi ve 0 üye çevrimiçi

Joomla SEF URLs by Artio