WWF-Türkiye, tehlike altındaki yeşil deniz kaplumbağalarının (Chelonia mydas) en önemli yuvalama alanlarından Akyatan kumsalında yürüttüğü Yeşil Deniz Kaplumbağası İzleme ve Koruma Programı‘nın 20’nci yılını kutluyor. Bu yılın yavru yeşil deniz kaplumbağaları denize yolcu eden gönüllülerden oyuncu Kaan Urgancıoğlu WWF-Türkiye’nin Doğa Elçisi oldu.WWF-Türkiye (Doğal Hayatı Koruma Vakfı), Doğa Koruma ve Milli Parklar (DKMP) 7. Bölge Müdürlüğü iş birliğiyle Adana Akyatan Yaban Hayatı Geliştirme Sahası’nda sürdürdüğü Yeşil Deniz Kaplumbağası İzleme ve Koruma Programı’nın 20’nci yılını, özel bir saha ziyaretiyle kutladı. WWF-Türkiye yönetim kurulu ve DKMP 7. Bölge müdürlüğünün katılımıyla yeşil deniz kaplumbağası izleme ve koruma çalışmalarının yerinde incelendiği gezide, ünlü oyuncu Kaan Urgancıoğlu’nun WWF-Türkiye’nin doğa elçisi olacağı kamuoyuna duyuruldu.
Kaan Urgancıoğlu, WWF-Türkiye Doğa Elçisi

WWF-Türkiye’nin doğa elçiliğine Akyatan gibi anlamlı bir proje ile başlamaktan büyük mutluluk duyduğunu belirten Kaan Urgancıoğlu, “Burada 20 yıllık bir hikayenin, emeğin içerisindeyiz. WWF Türkiye’nin yeşil deniz kaplumbağalarını korumak için Akyatan’da tam 20 sene önce başlattığı çalışmalar, sadece bir türü değil; tüm bir ekosistemi koruma kararlılığını temsil ediyor. Buradan bugüne kadar 270 bin yavru denize koşmuş. WWF Türkiye yıllardır bu canlıların sesi oldu. Doğa Koruma Milli Parklar 7. Bölge Müdürlüğü ile iş birliği yaptı. Yerel halkın desteğiyle buradaki yaşam döngüsünün sürmesine katkıda bulundu. Yıllardır sürdürülen bu emeğin küçük de olsa bir parçası olmak, özellikle baba olup doğanın geleceğimiz için kıymetini daha derinden hissettikten sonra çok daha değerli. Doğa Elçisi olarak WWF Türkiye’nin yürüttüğü çalışmaların hem sesi, hem izleyicisi, hem de takipçisi olacağım. Umuyorum ki benim gibi çok sayıda isim bu yolculuğa katılsın, nice başka 20 yıllık hikayeler yazalım.”
7500 Yuva Takibi, 270 Binin Üzerinde Yavru
WWF-Türkiye’nin, Akyatan Yaban Hayatı Geliştirme Sahası’nda 2006 yılından bu yana sürdürdüğü çalışmalar, Türkiye’nin en uzun soluklu koruma programlarından biri. 20 yılda belirlenen 7 bin 500 yuvadan yaklaşık 270 bin yavru denize ulaştı. Her yıl kesintisiz devam eden saha izleme çalışmaları kapsamında:
- Yuva yapan dişi kaplumbağaların ölçümleri alınıyor ve markalama yapılarak bireyler tanımlanıyor.
- 2009’dan bu yana yuva sıcaklıkları ölçülerek cinsiyet dağılımı izleniyor.
- Çakal predasyonuna karşı yuvaların bir bölümü kafeslerle korumaya alınıyor.
- Yumurtadan çıkan yavruların güvenle denize ulaşması sağlanıyor.
Bu çabalar sonucunda, ilk korunan neslin ergin bireyleri olan “anneler” bugün Akyatan’a dönerek yumurta bırakıyor. Bu döngü, türün sürdürülebilirliği açısından kritik bir başarıyı temsil ediyor.
Akdeniz’de, özellikle son yıllarda yeşil deniz kaplumbağalarının yuva sayısında artış gözlemlendi. Bu artışa bağlı olarak popülasyonda da önemli bir iyileşme kaydedilirken bu gelişme, türün Kırmızı Liste statüsüne de yansıdı. 2023 yılı sonunda, IUCN (Dünya Doğayı ve Dopal Kaynakları Koruma Birliği), tehlike altındaki türlerle ilgili güncel değerlendirme sonuçlarını paylaştı. Açıklamaya göre, yeşil deniz kaplumbağası (Chelonia mydas) Akdeniz alt popülasyonunun statüsü, “Kritik Tehlikede (CR)” düzeyinden, “Tehdide Yakın (NT)” kategorisine düşürüldü.
Doğayı ve Deniz Kaplumbağalarını Korumak “Birlikte Mümkün”

WWF-Türkiye Yönetim Kurulu Başkanı Füsun Gençsü Akyatan’da sürdürdükleri koruma çalışmalarının 20. yılına ulaştığına dikkati çekerek, “Hepimize gurur ve umut veren bu başarı, doğa korumada kayda değer işler yapmanın uzun vadeli çaba gerektirdiğini de bize bir kez daha hatırlatıyor. Doğanın ritmi modern yaşamın aceleci ritminden çok farklı ve eğer korumayı başarırsak hiç aksamadan sürüyor” dedi. Doğa Koruma ve Milli Parklar 7. Bölge Müdürü Faruk Atmaca da etkinlikte yaptığı konuşmada Akyatan gölünün 2005 yılından beri Yaban Hayatı Geliştirme Sahası olarak koruma altına alındığını hatırlatarak, “Aynı zamanda ülkemizdeki 14 RAMSAR alanından olan Akyatan, Akdeniz Havzası’nda yeşil deniz kaplumbağasının en önemli yuvalama alanlarından biri. Türkiye’nin Akdeniz kıyılarında iri başlı deniz kaplumbağası (Caretta caretta) ve yeşil deniz kaplumbağası (Chelonia mydas) türleri yumurta bırakmakta. Bugüne kadar yapılan araştırmaların sonuçlarına göre, yeşil deniz kaplumbağası (Chelonia mydas) türünün Akdeniz’deki en önemli yuvalama alanı Türkiye. Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğümüz ve WWF ile iş birliğiyle 2006’dan bu yana 22 kilometrelik Akyatan kumsalında “Deniz Kaplumbağalarını Koruma ve İzleme Projesi” aralıksız devam ediyor” bilgisini paylaştı.
Dünyanın En Yaşlı Denizcileri: Deniz Kaplumbağaları…
- Yaklaşık 110 milyon yıldır denizleri mesken tutuyor.
- Dünya denizlerinde yedi farklı türü bulunan deniz kaplumbağalarının iki türü Akdeniz Havzası’nda yuvalıyor.
- Uzun yaşam, üretkenlik ve dayanıklılığın sembolü olan, yaşamlarının büyük kısmını kıtalararası denizlerde geçiren yeşil deniz kaplumbağası (Chelonia mydas) ve iri başlı deniz kaplumbağası (Caretta caretta), yuva yapmak için Türkiye sahillerine geliyor. Ülkemiz, bu iki türün Akdeniz’deki en önemli yuvalama alanları arasında yer alıyor.
- Yeşil deniz kaplumbağası (Chelonia mydas) ve iri başlı deniz kaplumbağası (Caretta caretta), her yıl Mayıs – Ağustos ayları arasında kıyılarımıza yumurtalarını bırakırken deri sırtlı deniz kaplumbağası (Dermochelys coriacea) ise Akdeniz’de yuvalama yapmasa da kıyılarımızdan geçiyor.
- İri başlı deniz kaplumbağası için Akdeniz’deki en önemli yuvalama alanları Türkiye ve Yunanistan; yeşil deniz kaplumbağası için ise Türkiye ve Kıbrıs. Yeşil deniz kaplumbağalarının %50’sinden fazlası yumurtalarını Türkiye kıyılarına bırakıyor.
- Mersin, Adana ve Hatay kıyıları, yeşil deniz kaplumbağaları için kritik yuvalama kumsalları. WWF-Türkiye (Doğal Hayatı Koruma Vakfı) olarak, 20 yıldır Adana Akyatan’da bu mucizevi döngünün bir parçası olduğumuz için mutlu ve gururluyuz.
Yeşil Deniz Kaplumbağaları Neden Önemli?
Sürüngenler ailesinin bir üyesi olan yeşil deniz kaplumbağaları:
- Deniz çayırlarını biçerek sağlıklı büyümelerini destekler; bu da denizlerin oksijen üretimine ve karbon depolanmasına katkı sağlar.
- Onlar sayesinde sağlıklı kalan deniz çayırları, birçok deniz canlısı için yaşam alanı oluşturur.
- Kumsallara yuva yaptıklarında, yumurta kabukları gibi geride bıraktıkları besin maddeleri, kumun verimliliğini artırarak kıyı ekosistemlerini destekler.
- Denizlerdeki besin zincirinin dengelenmesine yardımcı olurken bu sayede deniz ekosisteminin sağlıklı kalmasını sağlar.
Tehditler
Ergin dişi deniz kaplumbağaları, yuvalamak için kumsala çıktıkları her seferde ortalama 100 –150 yumurta bırakır.
- Yumurtadan 45 – 60 gün sonra çıkan yavrular, genellikle gece ya da gün doğumunda kumdan çıkar ve ufuk aydınlığına yönelerek denize ulaşmaya çalışır. Ancak kıyı yapılaşması ve kumsal arkasındaki yapay ışıklar, yavruların yönünü şaşırmasına ve ölmesine neden olabilir.
- Kıyıya atılmış plastik şişeler, poşetler ve diğer çöpler, yavruların denize ulaşmasını zorlaştırır. Bu tür fiziksel engeller, yavruların yönünü şaşırmasına veya yorulup denize ulaşamamasına yol açabilir.
- Plastik atıklar ayrıca ışığı yansıtarak yavruların deniz yerine karaya, yollara veya yerleşim yerlerine yönelmesine neden olabilir.
- Sahillerdeki ip, ağ parçaları ve benzeri atıklar, yavruların bacaklarına veya vücutlarına dolanarak onların hareket kabiliyetini kısıtlayabilir, hatta tamamen engelleyebilir.
- Deniz kaplumbağaları için bir diğer tehdit de iklim değişikliği. Yuva sıcaklıklarının artması sonucu kum sıcaklığının 30°C’nin üzerine çıkması, yavrular arasında dişi oranının artmasına ve popülasyon dengesinin bozulmasına yol açabilir. Ayrıca deniz seviyesinin yükselmesi, kıyıdaki yuvaların sular altında kalma riskini artırır.
- Tüm bu tehditlerin yanı sıra, yumurtalar ve yavrular, doğada birçok avcının (yengeç, çakal, deniz kuşları, büyük balıklar gibi) besin kaynağıdır. Bu nedenle, bırakılan her bin yumurtadan yalnızca bir ya da ikisi erişkinliğe ulaşabilir.
Denizlerdeki Tehditler
Denize ulaşabilen yavruları, erişkinliğe kadar süren 15–20 yıllık uzun ve zorlu bir yaşam yolculuğu bekler. Ancak deniz kaplumbağaları, denizlerde de birçok tehditle karşı karşıya kalır:
- Deniz kaplumbağaları, plastik torbaları ve atıkları denizanası sanarak yiyebilir. Bu durum, sindirim sistemlerine zarar vererek ölümcül sonuçlara yol açabilir.
- Deniz kaplumbağaları nefes almak için düzenli olarak su yüzeyine çıkar. Ancak balıkçılık faaliyetleri sırasında hedef dışı ağlara ya da diğer av araçlarına takılmaları ve yüzeye çıkamamaları boğulmaları ile sonuçlanır.
- Deniz kaplumbağalarının avlanması ve ticareti, Türkiye’de ve birçok ülkede yasak olmasına rağmen, tür bazı bölgelerde etleri, yumurtaları ve kabukları için hâlâ yasa dışı olarak avlanmakta.



