Bu haftanın seçkisi (6 Eylül) - Mesele 121

Haftanın kitapları

Bu hafta raflarda yerini alan kitaplar arasından Meselesi Olan 5 kitabı seçtik. İyi okumalar...

  Yahudi ve Siyah Sorunu   

yahudi ve siyah sorunu
> Moshe Lewin
>Çev. Bülent Tanatar
> Yazın Yayıncılık, 214 s. 

> Satın almak için


Özel ulusal durumlardaki iki azınlığa yönelik zulüm biçimleri ile ortaya konulan sorunların birçok ortak noktası var: pogromlar/linçler, Yahudi Bund partisi/Siyah partisi, Filistin'e dönüş/Afrika'ya dönüş, kültürel talepler, tikelcilik/evrenselcilik... Ve iki topluluğun kurtuluşunun araçları da bir o kadar karmaşık: azınlık ve atadan kalma bir ırkçılığın kurbanıyken bireysel ve kolektif haklarınızı nasıl savunursunuz?

Irkçılık etrafındaki tartışmanın tarihsel, ama daima güncel parsalarını ve ezilen grupların kurtuluşunun benimseyebileceği yolları anlamamızı sağlıyor. Bu eser Marxist düşüncenin ırk, kavim ve milliyet bahisleriyle zorunlu yüzleşmesine bir katkı olma iddiasındadır.

 

 

 

  

  Üçüncü Dünya Üzerinde Kızıl Yıldız   

ucuncu dunya uzerinde kizil yildiz
> Vijay Prashad
> Çev. Deniz Tuna 
> Yordam Kitap, 144 s.

> Satın almak için



“Bu kitap Ekim Devrimi'nin Üçüncü Dünya üzerindeki etkisini anlatmak üzere kaleme alındı” diyerek söze başlıyor Vijay Prashad. Vietnam'dan Küba'ya, Hindistan'dan Endonezya'ya, Çin'den Cezayir ve Moğolistan'a sosyalist hareketlerin ortaya çıkışına, gelişimine, başarı ve başarısızlıklarına dair etkileyici bir özet sunuyor. Bu arada, Sultan Galiyev ve Tüm Rusya Müslüman Şûrası'ndan Bakü'deki Doğu Emekçileri Kongresi'ne bizim coğrafyamıza uzanmayı da ihmal etmiyor.

Az sayfaya çok şey sığdıran, “hikâyesi büyük” bir kitap bu. Sovyet Rusya'nın adım adım inşasının yanı sıra onu çöküşe götüren nedenleri, Sovyetlerin Nazizm karşısındaki direnişini, dünyayı faşizm belasından kurtarmak ve “başka bir dünya kurmak” için ödenen bedelleri dokunaklı bir dille anlatıyor.

Aynı zamanda Ekim Devrimi'nde kadınların rolünü, devrimin kadınların hayatını nasıl değiştirdiğini ama her şeye rağmen kadınları özgürleştirmeye yetmediğini, başörtülerini çıkardıkları için kocaları tarafından öldürülen kadınların hikâyeleriyle bir kez daha görüyoruz. “Engels Kolektif Çiftliği”nin yöneticisi ve üzüm uzmanı Fatıma'nın ve İstanbullu komünist öğretmen Naciye Hanımın direngenliğiyle karşılaşıyoruz.

Kültürel planda ise “Çin'den Şili'ye kadar, Sovyetlerin sol kanat fütürizmine ayak uyduracak yeni bir dil bulmaya hevesli bütün yazarları kendisine çeken, sağırlığa karşı yazma arzusu”yla tanışıyoruz.

Üçüncü Dünya Üzerinde Kızıl Yıldız bugünkü dünya panoramasında, yükselen barbarlık ortamında, çoğu insan için geri plana düştüğü söylenebilecek “başka bir dünya” inancını yeniden canlandıran kitaplardan. Su içer gibi okuyacağınız ama son sayfayı çevirdiğinizde içinizdeki susuzluk hissini daha da artıracak kitaplardan...

 

  Grev!  

grev
> Jeremy Brecher
> Çev. Tamer Tosun
> Ayrıntı Yayınları, 560 s.
> Satın almak için 


Jeremy Brecher bize bir armağan ve bir alet verdi. Bu kitapta tarihimizin kuvvetli ve betimleyici bir armağanı yatıyor: Yoğun ve yaratıcı militan mücadelenin bir armağanı. Bu hikâyenin içinde, bu mücadeleyi daha iyi anlamamıza ve yorumlamamıza yardım edecek, başka dünyalar kurmakta kullanabileceğimiz bir alet. Bizler, yani işçiler, kolay tanımlanır bir kategoridir – çalışanlarımızın bazıları hayatta kalmak için çalışmaya mecburdur ve toplumdaki hemen hiçbir şey hakkında karar vermez: ne yapılsın, ne kadar, kim üretsin, nerede üretelim. Occupy'da bahsedilen bu %99'dur.

Grev! bize tarihimizi, yani tarihi yapanlar, savaşçılar, düş kuranlar ve dünyayı değiştirenler olarak rolümüzü geri verir. Genellikle bizden gizlenen bir tarih.

Grev!'in yenilenmiş baskısında bulacağınız grevler ve mücadelelerin anlatımı, tarihin tam bu anına –Occupy, Wisconsin, göçmen hakları hareketliliği ve küresel finans kurumlarına karşı doğrudan eylemlere– denk düşer; Jeremy Brecher'ın “mini devrimler” dediği şeylerle dolu çağdaş tarih. Bazen geçmişle ilişkimizde devlerin omuzlarında oturduğumuz söylenir. Bu kitap, gerçekten, başka bir dünya için savaşan ve onu yaratan sıradan insanlarla omuz omuza durduğumuzu gösteriyor.

Grev! hepimiz için ve özellikle savaşçılar, örgütçüler ve hayal kuranların bugünkü ve gelecekteki kuşakları için bir armağandır. Bu sayfalarda tarihimizi okuyoruz, onun içindeki yerimizi buluyoruz, kitlesel grevlerden ve mini devrimlerden öğreniyoruz ve oradan omuz omuza geleceğe yürüyoruz. - Marina Sitrin

 

 

  Gaflet  

gaflet
> Der. Sema Kaygusuz
            Deniz Gündoğan İbrişim
> Metis Yayınları, 304 s.

> Satın almak için


Gaflet: Modern Türkçe Edebiyatın Cinsiyetçi Sinir Uçları

Devlet ve hükümetler eliyle yıllardır yürütülen kültürel yıkıma karşı sakınma güdüsüyle de olsa, sırf muhalif değer atfettiğimiz için edebiyatı fazla mı kutsuyoruz? Edebiyat metinlerindeki cinsiyetçiliği, homofobiyi ya da satır arasına gömülü mizojinik tasvirleri, türcülüğü, insanmerkezciliği, kısacası bugün kuramsal açıdan gittikçe kuvvetlenen feminist eleştiri bağlamında Türkçe edebiyattaki her cinsiyetten ve cinsel eğilimden yazarın erkek egemen kodlarla gaflete düştüğü sayfaları okuyabiliyor muyuz?

Gaflet kitabı, gaflet kelimesinin dalgınlıktan iğfale değin bütün katmanlarını araştıran, feminist değerler üzerinden edebi metinlerdeki türlü gaflet biçimlerinin altını çizmek isteyen bir yaklaşımla kuruldu. En kestirmeden söylersek, feminist ilkelerin edebiyat eleştirisi yöntemiyle yeniden hatırlatıldığı bir eleştiri kitabı bu. İnsan, hayvan ve yerkabuğundaki bütün varlıklara düzgüsel sınırlar çizen cinsiyetçi söylemin edebiyat yoluyla nasıl üretildiğini tartışan, zaman zaman söz konusu sınırları aşmak iddiasıyla ortaya çıkan bazı metinlerin aslında sınırı daha da kuvvetlendirdiğini fark eden, çoktan zamanı gelmiş müdahaleci bir hamle. Eleştiri dahil kimi edebiyat metinlerinin istemsizce de olsa incelikli bir yoldan eril zihniyete hizmet edebileceğini göstermek, uygarlığı sarmalayarak gündelikleşen eril reflekslerin üstüne ışık düşürmek istedik.

Hem okuru hem yazarı düşündüreceğini umduğumuz kitabımız, eminim gelecekteki edebiyatı da dönüştürecektir. - Sema Kaygusuz

 

  Demokrat Parti İktidarında CHP  

demokrat parti iktidarinda chp
> Çağdaş Görücü
> Tarih Vakfı Yurt Yayınları, 370 s.
Satın almak için

 

Demokrat Parti İktidarında CHP: İdeolojik ve Örgütsel Arayışlar 1950-1960

Demokrat Parti İktidarında CHP: İdeolojik ve Örgütsel Arayışlar 1950-1960 kitabımızda; 1950-1960 dönemi, Cumhuriyet Halk Partisi açısından kurucu önemde bir anlam taşır; bir bakıma partinin yeniden kurulduğu dönemdir. Çünkü bu dönemde CHP tek-parti ve "devlet partisi" konumundan çıkmış, ilk kez muhalefete düşmüş, üstelik bu dönem hayli uzun sürmüştür: On yıl.

Çağdaş Görücü, ayrıntılı çalışmasında, CHP'nin 1950-1960 döneminde nasıl yeniden biçimlendiğini analiz ediyor. Giderek otoriterleşen Demokrat Parti iktidarına muhalefet deneyimi, partiyi nasıl etkiledi? İdeoloji nasıl değişti, "Altı Ok"un ilkeleri nasıl yorumlandı? Örgüt yapısı, nasıl dönüştü; gerçekten işler bir parti örgütüne dönüşmesi yönünde ne gibi çabalar gösterildi?

DP iktidarı dönemindeki CHP muhalefeti, aynı zamanda, Türkiye Cumhuriyeti tarihinde "kurumsal" siyasal muhalefet geleneğinin oluşumunda da önemli bir deney niteliğini taşıyor.

 

Joomla SEF URLs by Artio