Bu haftanın seçkisi (5 Nisan) - Mesele 121

Haftanın kitapları

Bu hafta raflarda yerini alan kitaplar arasından Meselesi Olan 5 kitabı seçtik. İyi okumalar...

  Edebiyata Övgü  

edebiyata ovgu
> Zygmunt Bauman – Riccardo Mazzeo
> Çev: Akın Emre Pilgir
> Ayrıntı Yayınları, 144 s. 
> Satın almak için

Zygmunt Bauman ve Riccardo Mazzeo arasında gerçekleşen bu diyalog kitap, “iki kız kardeş” olarak edebiyat ve sosyoloji arasında mekik dokuyor, bu iki söylem alanının bağlantı noktalarına, ayrı düştükleri sınır bölgelerine eleştirel bir perspektiften hareketle derinlikli ve tartışmaya açık yorumlar getiriyor. Edebiyata Övgü hem edebiyatın hem de sosyolojinin çağdaş sorunlarını titiz bir bakışla masaya yatıyor...





 

 

 

  Amatör: Sevdiğiniz Şeyleri Yapmanın Hazzı  

amator
> Andy Merrifield
> Çev. Kadir Yiğit Us

> Delidolu Yayınları, 284 s.
> Satın almak için

Latince “sevmek” (amare) kökünden türeyen amatör (seven) sözcüğünün küçümseyici çağrışımlarını tersyüz ederek Baudelaire, Dostoyevski, Edward Said gibi özgün şair, yazar ve düşünürlerden örnekler sunan bu zihin açıcı kitap; amatör ruhun barındırdığı üretken tutkuya, devrimci potansiyele ve kural tanımaz yaratıcılığa dair düşünmeye sevk ediyor.
Ofis kültürünün yarattığı sıkışmışlık hissi, sınırlı alanlarda uzmanlaşmanın getirdiği mekaniklik, merakı körelten profesyonellik gibi günümüz çalışma hayatına yönelik çokkatmanlı bir kapitalizm eleştirisi getiren Merrifield, bu kitabıyla “iş”in kutsallaştırılmasının ardında yatan kurnazlıkları ve gizli gerçekleri ifşa ediyor.

Amatör, otoriteyi sorgulayan bakış açısıyla profesyonelliğin kusursuz tekdüzeliğinden kaçıp zikzaklı yollarda özgürce ilerleyen bir yaşamın manifestosunu sunuyor. Yaşamımızın pek çok alanının nasıl da kontrolümüzün dışında seyrettiğini fark etmemizi sağlayan bu aydınlatıcı metin, kabul görmüş düşüncelere kafa tutan bağımsız düşünürlere, dikbaşlı şairlere ve amatör aktivistlere sayfalarında yer açarak okuru kendi tutkusunu bulmaya çağırıyor.

Amatörlük, kişinin muhafazakârlıkla, yani dar bir uzmanlık alanını, kendi akademik çöplüğünü savunmakla meşgul olmaması; daha geniş ve eklektik bir gerçeklik görüşünü savunması demektir. Amatörlük, sözcüğün eski Fransızca anlamında olduğu üzere, sırf zevk aldığı işle uğraşan kişinin sevgisidir. Çoğu durumda amatörler profesyonellerden daha yetkindir; çünkü yaptıkları işle daha samimi bağları vardır. Yaptıkları şey, oldukları şeydir. Amatörler, profesyonel otoritelere karşı çıkan fikirleri savunur. Profesyonellerin görmezden geldiği, umursamadığı, sık sık da kabullenmediği meseleleri dillendirirler. Amatörün suyu bulandıran kişi olma ihtimali yüksektir. Amatör, kimsenin maaşlı çalışanı değildir; hiçbir zaman da olmayacaktır.

 

  Sait ile Sabahattin  

sait ile sabahattin
> Haydar Ergülen
> Kırmızı Kedi Yayınları, 136 s.
> Satın almak için


“Sanki iki yazar birbirlerini tamamlamak üzere yazmışlardır. Köyleri, kasabaları, adaları, kentleri paylaşmışlar ve ikisi de gerçekliklerini en çok da yazarken kavramışlar, varlıklarına en çok yazarken inanmışlardır. Yazmak için yaşamak kadar, yaşamak için yazdıkları da doğrudur.

‘Yazmasam deli olacaktım!' diyen Sait'tir ama ‘yazmasam nasıl ölecektim?' diye yazının karşısına ömrünü koyan da Sabahattin'dir...”

 

 

 

 

 

  Açık Yeşil: Teorisi ve Pratiği ile Bir Ekoloji Rehberi   

acik yesil
> Yay. Haz: Ömer Madra - Ümit Şahin
> Can Yayınları, 400 s. 
> Satın almak için


On yılı aşkın süredir Açık Radyo'da devam eden, Türkiye ve dünya çapında ekoloji mücadelesinin seyrini kayıt altına alan Açık Yeşil'den bir ekoloji rehberi. Üstelik teorisi ve pratiği ile.

Açık Yeşil'in bu birinci kitabı, her gün 150 ila 200 canlı türünün yok olduğu, iklim krizinin tüm dünyanın gündemine oturduğu İnsan Çağı'nda (Antroposen) çevre ve iklim hareketlerinin teorik temellerini ortaya koymanın yanı sıra, Türkiye'nin ve dünyanın dört bir yanından alan kayıtları ve mülakatlara yer verilen bir başvuru kaynağı niteliği taşıyor.

Yeşil düşüncenin köklü tarihinden düşünürler ve aktivistler hakkında özel dosyaların da yer aldığı bu rehber kitap, çevre muharibi ve grevci Greta Thunberg'in, “Evimiz yanıyor!” diyerek işaret ettiği iklim krizinden hep birlikte nasıl çıkabileceğimize ilişkin yeni bakış açılarına kaynaklık ederken, kainattaki yegâne evimize karşı sorumluluklarımızı da yeniden gözden geçirmeye davet ediyor.

 

  Latin Amerika’da Sinema ve Toplumsal Değişim  

latin amerikada sinema ve toplumsal degisim
> Julianne Burton
> Çev. Faik Onur Acar

> Dipnot Yayınları, 400 s.
> Satın almak için

Latin Amerika'nın 60'larda ve 70'lerdeki politik atmosferini, bu dönemde tüm dünyada etkili olan 3. Dünyacılık düşüncesini, verilen devrim mücadelesini ve bu mücadelenin bir parçası olarak Yeni Latin Amerika Sineması'nı anlamak için temel bir referans niteliğinde olan bu eser, güncelliğinden hiçbir şey kaybetmediği gibi Yeni Latin Amerika Sinemasını ele alan tüm akademik çalışmalarda kullanılan temel bir kaynak olma niteliğini de devam ettiriyor.

Doğrudan politik mücadelelerin bir ürünü olan bu sinema hareketinin özneleri, verdikleri röportajlarda Marksist-devrimci bir sinemanın olanaklarını ve nasıl hayata geçirilmesi gerektiğini tartışıyor, bu arada Sovyet Devrimci Sineması ile birlikte dünya sinema tarihinde iz bırakan tek devrimci sinema hareketinin politik kaygılarını ve yönelimini dönemin politik koşullarıyla bağlantılı bir şekilde anlamamıza da olanak sağlıyor.

Halkçı bir sinema arayışı ile bütünlüklü bir toplumsal bilinç arayışının serüveni olarak da okunabilen bu kitapta sinemanın dünyayı değilse bile insanların dünyayı anlama biçimini nasıl radikal bir dönüşüme uğrattığına tanık oluyorsunuz. Latin Amerika sinemasının bu eserde anlatılan hikâyesi Latin Amerika'nın sorunları üzerine genel ve açık bir politik söylem sunarak gerçekliği ve insanın bu gerçeklikle çok boyutlu ilişkisini gözler önüne seriyor.





Joomla SEF URLs by Artio