Değerli Mesele dostu,
Basılı yayın hayatına Aralık 2016 itibarıyla son veren Mesele Dergisi, 1 Ocak 2017’den bu yana mesele121.org adresinde yayınına devam ediyor.
Neden mesele121?
Çünkü 10 yıl boyunca kesintisiz her ay yayınlanan Mesele 120. sayısı ile matbaalara veda etti ve internet 121. sayımız oldu.
Mesele’de amacımız kitaplar üzerinden Türkiye’yi ve dünyayı tartışmak ama sadece kitapla sınırlamıyoruz tabii ki…
Öncelikle “Sözümüz” var. Söyleyecek bir şeyiniz yoksa yayıncılık yapmanın da anlamı kalmıyor…
Sizin sözünüz de bizim için çok değerli… Hakemli dergi olmasak da belli kriterlerimiz var. meseledergisi@gmail.com adresine gönderdiğiniz tüm yazıları okuyoruz, değerlendiriyoruz.
İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Meclisi (İSİG), 2013 yılı ile 2025 yılının ilk 4 ayına ait “Genç İşçiler İş Cinayetleri” raporunu açıkladı. Rapora göre 2013 ile 2025’in ilk dört aylık dönemi arasında kayıtlara geçen en az 2728 genç işçi cinayeti yaşandı.
İSİG’in yüzde 81’ini ulusal basından; yüzde 19’unu ise genç işçilerin mesai arkadaşları, aileleri, iş güvenliği uzmanları, işyeri hekimleri, sendikalar ve yerel basından derlediği bilgilere dayanarak belirlediği iş cinayetlerinde hayatını kaybedenlerin sayısı ayda 20’ye ulaştı.
• Her ay ortalama 18-19 genç işçi iş cinayetlerinde hayatını kaybediyor. Genç işçi ölümleri pandemide kısmen düşüş eğilimi gösterse de (çalışma kısıtı ve Covid-19’un bu yaş grubunda daha az ölümcül olması nedenleri göz önüne alınmalı) özellikle 2021 yılı Eylül ayı ile beraber derinleşen (döviz-enflasyon yükselişi ile hissettiğimiz) yoksullaştırma politikaları sonucu arttı.
• İstihdam dağılımına baktığımızda genç işçi ölümlerinin yüzde 93’ünü ücretliler oluşturuyor. (Tüm iş cinayetlerinde ise bu oran yüzde 86. Son yıllarda giderek iş cinayetlerinde ücretlilerin oranının yüzde 78’den buraya yükselmesinin nedeni de genç işçi ölümlerindeki bu tablodur) Bu durum geçmiş yıllara göre bugün gençlerin ücret dışında bir gelir sahibi olamadığını ve yaşamak için çalışmak (İSİG tabiriyle çalışmak için yaşamak) zorunda olduklarını gösteriyor.
• Sektörel dağılıma baktığımızda genç işçi ölümlerinin yüzde 34’ünü sanayi, yüzde 27’sini inşaat, yüzde 22’sini hizmetler ve yüzde 17’sini tarım oluşturuyor. Genç işçi ölümlerinin başta metal, maden, taşımacılık, enerji ve gıda olmak üzere sanayide yoğunlaştığını görüyoruz. Yine şehirleşmenin bir sonucu olarak inşaaatlarda ve hizmetlerde genç işçi ölümleri giderek artıyor. Çocuk işçi ölümlerinin yarısından fazlasını oluşturan tarımdaki ölümler (özellikle sayısal olarak azalmasına paralel olarak da çiftçi ölümleri) ise bu yaş grubunda giderek düşüş eğilimi gösteriyor.
• İşkolları açısından baktığımızda ise son yıllarda dikkat çekilmesi gereken iki işkolu var. Birincisi, kalıpçılık, sıvacılıktan vinç operatörlüğüne kadar özellikle güce dayalı farklı mesleklerde çalışan gençlerin iş cinayetlerinin kümelendiği “inşaat”. İkincisi, son altı yıldır (özel olarak moto kurye mesleğinin artışını da dikkate almak gerekli) güvencesizlik temelinde yaşanan kitlesel işçileşmenin bir sonucu olarak “konaklama”.(Moto kurye ölümlerini ana işverenden dolayı bu işkoluna kaydediyoruz)
• Özellikle tarım ve taşımacılıkta trafik ve servis kazası, inşaatta yüksekten düşme ve sanayide ezilme öne çıkıyor. Ancak elektrik çarpması gibi çok ucuza önlemler ile engellenebilecek ölümlerin oransal olarak bu kadar fazla olması keza benzer şekilde zehirlenme ve boğulmaların çokluğu, genç işçilerin çalışma koşullarına dair (aşırı-yoğun-fazla çalışma, önlem ve denetimsizlik) zemini ortaya koyuyor.
• Staj yaparken ölen üniversiteli gençler… Okumak için akşamları/haftasonları moto kurye ve inşaat başta olmak üzere sanayide, kafelerde, otellerde çalışırken ölen üniversiteli gençler… Yoksulluktan dolayı okumayı bırakıp çalışırken ölen üniversiteli gençler… Ataması yapılmadığı için yaşamına son veren başta öğretmenler olmak üzere üniversite mezunu gençler… Bildiğimiz onlarca üniversiteli genç çalışırken hayatını kaybetti ve bilmediğimiz onlarcası var. (Yine bu yaş grubunda ölen 12 lise öğrencisinin de olduğunu belirtelim)
• 18 yaşında ölen genç işçileri “18 yaşını doldurmuş” olarak değerlendiriyoruz. Ancak bazı işçiler 18 yaşını doldurmamış “çocuk işçi” de olabilir. Kimlik bilgilerini tam olarak öğrenemediğimiz için çocuk-genç işçi değerlendirmesinde 18 yaşın geçişken bir yaş olduğunu belirtmeliyiz. Bu yüzden infografikte 18 yaşında iş cinayetinden hayatını kaybeden “222 genç işçiyi” ayrı bir yaş grubu olarak kategorize ettik. Tersi bir durum da 25 yaş için olabilir. Bu yaş için tespit ettiğimiz işçilerin bir kısmı 26 yaşında olabilir. Yine yaşını bilmediğimiz ve fotoğrafından bakarak “25-30 yaş civarı” olarak kaydettiğimiz işçi ölümlerini de 25 yaşında olarak kaydettik.
• Genç kadın işçiler yoğunlukla mevsimlik tarımda, gıda-kimya-tekstil gibi sanayi işkollarında, market-büro-lokanta gibi hizmetlerde, sağlık alanında ve genel işler işkollarında çalışıyordu.
• Genç işçilerde göçmenlerin ölüm oranı yüzde 10 ile genel iş cinayetlerinin iki katıdır. Ayrıca çocuk işçilerdeki Suriyelilerin dışında başta Afganistan olmak üzere birçok ülkeden gelen göçmen işçi ölümleri vardır. Bu durum Türkiye işçi sınıfının bugün ve geleceğine dair örgütlenmesinde önemli bir duruma işaret etmektedir… Göçmen genç işçi ölümleri mevsimlik tarım, gıda-tekstil-metal gibi sanayi işkolları, inşaat, konaklama ve genel işler işkollarında yoğunlaşıyor.
• Genç işçi ölümlerindeki sendikalılık oranı genel iş cinayetlerinde ölen sendikalıların oranının yarım katı. Bu durum sendikal örgütlenmenin yeni işçileri daha az koruyabildiği tartışmasını da beraberinde getirmektedir. Tabi bir değerlendirme yaparken 27 genç işçinin Soma madeninde hayatını kaybettiğini de hatırlatalım.
• İstanbul başta olmak üzere İzmir, Konya, Manisa, Ankara, Gaziantep, Adana ve Kocaeli’nde sanayi; yine İstanbul başta olmak üzere Antalya, Ankara, Muğla, Samsun vb. hemen her şehirde inşaat; İzmir, Konya, Manisa, Şanlıurfa başta olmak üzere tarım ve her şehirde hizmetler işkolunda genç işçiler hayatlarını kaybetmektedir. Diğer yandan çalışmak için başka bir şehre göç eden genç işçiler ise tespit edebildiğimiz kadarıyla başta şu şehirlerden gelmektedir: Van, Diyarbakır, Elazığ, Erzurum, Ordu, Kars, Ağrı, Mardin, Şanlıurfa, Batman, Çorum, Samsun ve Tokat…
Sonuç Olarak
2025 yılının “Aile Yılı” ilan edilmesinin muhatapları kadınlar ve çocuk işçiler olduğu kadar diğer bir muhatabı da genç işçilerdir. Ancak Türkiye’nin genç nüfus avantajını kaybetmesi gerekçesiyle gençlere vaad edilenler gerçeği yansıtmamaktadır. Zira Türkiye sanayisinin dünya pazarlarında, özellikle AB pazarında, var olmasının yegâne yolu ucuz işgücü ihracıdır ve gençlere dayatılan gerçeklik de budur. Tam da bu noktada üç temel talebimiz var:
1- İstihdam politikaları yeniden yapılandırılmalı, gençlerin insanca yaşayabilecekleri ücret, iş güvenceleri ve sağlıklı-güvenli çalışabilecekleri ortamlar sağlanmalıdır.
2- Yükseköğrenim teşvik edilmeli, parasız olmalı, müfredat bilimin ışığında yapılandırılmalıdır. Gençlere dönük sosyal ve kültürel politikalar geliştirilmelidir.
3- Yaşam alanlarımız uyuşturucu, kumar ve çeteleşmeden temizlenmelidir. Gençlerin üzerindeki baskılar sona ermeli ve siyasal-sosyal mücadelelerini engelleyen tüm uygulamalara son verilmelidir.
Ancak bunları sistem içinde ifade etmek tek başına bir anlam ifade etmiyor. Örgütlenmek, mücadele etmek ve direnmek gerekiyor…
Aşağıda “genç işçi” iş cinayetlerinin yıllara, işkollarına, nedenlerine, yaşlara, cinsiyetlere, göçmenlere, sendikal örgütlenmeye ve şehirlere göre dağılımını gösteren grafikleri paylaşıyoruz…
2013 yılında en az 193 genç işçi, 2014 yılında en az 226 genç işçi, 2015 yılında en az 222 genç işçi, 2016 yılında en az 233 genç işçi, 2017 yılında en az 232 genç işçi, 2018 yılında en az 225 genç işçi, 2019 yılında en az 206 genç işçi, 2020 yılında en az 202 genç işçi, 2021 yılında en az 174 genç işçi, 2022 yılında en az 252 genç işçi, 2023 yılında en az 260 genç işçi, 2024 yılında en az 239 genç işçi ve 2025 yılının ilk dört ayında en az 64 genç işçi olmak üzere; 2013-2025 yılları döneminde “en az” 2728 genç işçi hayatını kaybetti…
2013-2025 yılları döneminde Genç İşçi iş cinayetlerinin işkollarına göre dağılımı şöyle:
İnşaat, Yol işkolunda 718 genç; Tarım, Orman işkolunda 455 genç (320 işçi ve 135 çiftçi); Konaklama, Eğlence işkolunda 241 genç; Taşımacılık işkolunda 180 genç; Metal işkolunda 164 genç; Madencilik işkolunda 152 genç; Ticaret, Büro, Eğitim, Sinema işkolunda 125 genç; Belediye, Genel İşler işkolunda 95 genç; Enerji işkolunda 88 genç; Gıda, Şeker işkolunda 72 genç; Tekstil, Deri işkolunda 60 genç; Sağlık, Sosyal Hizmetler işkolunda 59 genç; Savunma, Güvenlik işkolunda 56 genç; Petro-Kimya, Lastik işkolunda 53 genç; Gemi, Tersane, Deniz, Liman işkolunda 46 genç; Ağaç, Kağıt işkolunda 29 genç; Çimento, Toprak, Cam işkolunda 29 genç; Basın, Gazetecilik işkolunda 16 genç; İletişim işkolunda 4 genç; Banka, Finans, Sigorta işkolunda 1 genç; elimizdeki veriler ışığında çalıştığı işkolunu belirleyemediğimiz 85 genç işçi hayatını kaybetti…
2013-2025 yılları döneminde Genç İşçi iş cinayetlerinin nedenlerine göre dağılımı şöyle:
Trafik, Servis Kazası nedeniyle 650 genç; Yüksekten Düşme nedeniyle 448 genç; Ezilme, Göçük nedeniyle 414 genç; Elektrik Çarpması nedeniyle 242 genç; Zehirlenme, Boğulma nedeniyle 209 genç; Şiddet nedeniyle 171 genç; Patlama, Yanma nedeniyle 128 genç; İntihar nedeniyle 110 genç; Kalp Krizi, Beyin Kanaması nedeniyle 79 genç; Nesne Çarpması, Düşmesi nedeniyle 63 genç; Kesilme, Kopma nedeniyle 32 genç; diğer nedenlerden dolayı 182 genç işçi hayatını kaybetti…
2013-2025 yılları döneminde Genç İşçi iş cinayetlerinin yaşlara göre dağılımı şöyle:
18 yaşında 222 genç, 19 yaşında 305 genç, 20 yaşında 312 genç, 21 yaşında 253 genç, 22 yaşında 344 genç, 23 yaşında 385 genç, 24 yaşında 368 genç ve 25 yaşında 539 genç işçi hayatını kaybetti…
2013-2025 yılları döneminde Genç İşçi iş cinayetlerinin cinsiyetlere göre dağılımı şöyle: 235 genç kadın ve 2493 genç erkek işçi hayatını kaybetti…
2013-2025 yılları döneminde 284 göçmen Genç İşçi hayatını kaybetti. Bu işçilerin geldikleri ülkelere bakarsak:
144 genç Suriyeli, 85 genç Afganistanlı, 11 genç Türkmenistanlı, 7 genç Özbekistanlı, 7 genç İranlı, 5 genç Iraklı, 3 genç Azerbaycanlı, 3 genç Ukraynalı, 2 genç Gürcistanlı, 2 genç Kırgızistanlı, 2 genç Pakistanlı, 2 genç Rusyalı, 1 genç Cezayirli, 1 genç Filistinli, 1 genç Kolombiyalı, 1 genç Macaristanlı, 1 genç Moldovyalı, 1 genç Nepalli, 1 genç Nijeryalı, 1 genç Sudanlı, 1 genç Venezuelalı, 1 genç Zimbabveli…
2013-2025 yılları döneminde iş cinayetlerinde ölen Genç İşçilerin 87’si (yüzde 3,18) sendikalı işçi, 2641’i ise (yüzde 96,82) sendikasız. Sendikalı işçilerin 63 genç maden, 11 genç metal, 3 genç kimya, 3 genç güvenlik, 1 genç gıda, 1 genç tekstil, 1 genç eğitim, 1 genç inşaat, 1 genç enerji, 1 genç sağlık ve 1 genç belediye işkolunda çalışıyordu…
2013-2025 yılları döneminde Türkiye’nin 81 şehrinin tamamında ve yurtdışında “az sayıda” (kısa vadeli çalışmak için gidilen veya Türkiye menşeili şirketlerde çalışan) Genç İşçi iş cinayeti tespit etmiş durumdayız:
349 ölüm İstanbul’da; 120 ölüm Antalya’da; 108 ölüm İzmir’de; 104 ölüm Konya’da; 100 ölüm Manisa’da; 92 ölüm Ankara’da; 91 ölüm Gaziantep’te; 80 ölüm Şanlıurfa’da; 74 ölüm Adana’da; 73 ölüm Kocaeli’nde; 61 ölüm Muğla’da; 59 ölüm Bursa’da; 58 ölüm Hatay’da; 57 ölüm Samsun’da; 49 ölüm Sakarya’da; 48’er ölüm Denizli ve Kayseri’de; 46 ölüm Mersin’de; 43 ölüm Aydın’da; 41 ölüm Kahramanmaraş’ta; 38 ölüm Tekirdağ’da; 35’er ölüm Malatya ve Mardin’de; 34 ölüm Zonguldak’ta; 33 ölüm Şırnak’ta; 32 ölüm Sivas’ta; 30 ölüm Adıyaman’da; 29 ölüm Van’da; 27 ölüm Afyon’da; 26’şar ölüm Balıkesir ve Isparta’da; 25’er ölüm Eskişehir ve Ordu’da; 24’er ölüm Artvin, Bartın ve Trabzon’da; 23 ölüm Giresun’da; 22’şer ölüm Aksaray ve Batman’da; 21’er ölüm Bolu ve Diyarbakır’da; 20 ölüm Nevşehir’de; 19 ölüm Siirt’te; 18 ölüm Karabük’te; 17 ölüm Elazığ’da; 16’şar ölüm Bilecik ve Düzce’de; 14’er ölüm Çorum, Erzincan, Kırşehir, Kütahya, Rize ve Tokat’ta; 13’er ölüm Karaman, Kırıkkale, Uşak ve Yalova’da; 12’şer ölüm Burdur, Çanakkale, Hakkari, Kars ve Kastamonu’da; 11’er ölüm Bingöl, Niğde ve Osmaniye’de; 10’ar ölüm Erzurum ve Sinop’ta; 9 ölüm Ağrı’da; 8’er ölüm Çankırı, Edirne ve Kırklareli’nde; 7’şer ölüm Amasya ve Bitlis’te; 6’şar ölüm Ardahan, Bayburt ve Yozgat’ta; 5’er ölüm Gümüşhane ve Muş’ta; 3’er ölüm Iğdır ve Tunceli’de; 2 ölüm Kilis’te; 13 ölüm Yurtdışında meydana geldi…