Asgari ücret 4253 TL olarak açıklandı. Son 50 yılın en yüksek artışı diye duyuruldu. Ne yazık ki beyefendi ekonomide “reel”in ne ifade ettiğini bilmediği için yüzde 50 artırınca yüzde 50 arttığını sanıyor…


Son 50 yılın asgari üret artışları grafikte var, DİSK hemen yayınladı, gizli saklı bir bilgi değil zaten…
Beyefendi herkesi TÜİK sanıyor galiba…
Neyse konumuz bu değil, nasıl olsa bu tür cahilliklere çoktan alıştık, şaşırmıyoruz…
Ben artık beni şaşırtmaMAsını dilediğim bir başka cephedeki açıklamaya dikkat çekmek istedim.
Asgari ücret açıklandıktan hemen sonra CHP lideri Sayın Kılıçdaroğlu da resti gördü ve artırdı: CHP’li belediyelerde asgari ücret 4500 TL olacak…
“İyi, güzel, siyaset budur zaten… kim ne veriyorsa ben iki katını veriyorum diyenlerin ülkesinde değil miyiz” diye düşünebilirsiniz…
Ama onlar söyleyip vermiyordu…
Vaatlerle oyları topluyordu…
Şimdi şu iki asgari ücret arasında farkı kabaca alt alta sıralarsam ne demek istediğimi daha iyi anlatabilirim sanırım.
DEVLET”in asgari ücreti
- işçinin cebine girecek 4250 TL
- Devlete gidecek Vergi 0 TL
- Sigorta primleri 1625 TL
- İşverenin cebinden çıkacak 5880 TL
Şimdi BELEDİYE’nin asgari ücretine bir bakalım
- İşçinin cebine girecek 4500 TL,
- Devlete gidecek vergi 700 TL,
- Sigorta primleri 1800 TL
- BELEDİYE’nin cebinden çıkacak 7000 TL
Yani CHP’li belediyeler bir işçiye 250 TL daha fazla vermek için devlete yaklaşık 4 katı daha fazla ödeyecekler.
Böylece “asgari ücreti yüksek oranda artırmış görünmek için” işverenlerden alacağı vergiden vazgeçen AKP hükümetinin, artık çok yakında yapılacağı belli olan seçim kampanyasının en büyük finansörü olacaklar…
Bu arada bu açıklama, işçisine asgari ücretin bir gıdım üzerinde maaş ödeyen az sayıdaki işverenin de “vergi affı belki bize de yansır” umudunu kursağında bırakmış olabilir.
“Kardeşim işçiyi o 250 liraya bile muhtaç hale getirdiler” diyenlerinizi duyar gibiyim…
Arkadaşlar burası Türkiye…
O 250 lirayı 4 katı vergi ödemeden de işçiye aktarmanın bir yolu elbette bulunurdu diye düşünüyorum…
-
Tekirdağ'da doğdu, Edirne ve İstanbul'da büyüdü. Halen İzmir'de yaşıyor.
Galatasaray Lisesinde ve İstanbul Üniversitesi İktisat Fakültesinde okudu.
32 yıl çeşitli TV, gazete ve dergilerde ekonomi editörlüğü yaptı.
"Patronların sesi" olarak anılan gazetede işçiyken "İşçilerin Sesi" gazetesinin patronu oldu.
İşsiz geçirdiği bir yılı "Türk Popüler Tarihinde İlkler" kitabını yazarak, Araf barda DJ'lik yaparak değerlendirdi ama DJ'lik performansı yeterince anlaşılamadı 🙂 Çarşamba geceleri başlayan macerası Pazar geceleriyle son buldu.
Mesele Kitap Dergisi ile başlayan yayıncılık macerasını Mesele 121 ile sürdürüyor.
View all posts