Soğuk bir geceydi. Vakit sabaha yakın. Yağmur başlamıştı. Tarih 11 Aralık 1987. İki gün önce geçirdiği ameliyatın ardından derin koma durumu devam ediyordu. Pek umut yoktu aslında, neredeyse son saatlere, hatta dakikalara girilmişti.
Perde açıldığında Naşit Efendi, Amelya Hanım, Selim Naşit Özcan, Necip Naşit Özcan, Ziya Keskiner, Ahmet Keskinler‘in fotoğrafları, birkaç film afişi, bir küçük yemek masası, bir akvaryum, çiçekler, oyuncak bebekler, kar beyazı danteller ve sırtı bize dönük bir fotoğraf çerçevesiyle karşılaşıyoruz. Ve tabii, Adile Naşit ile… O elbise, o saç biçimi, o ayakkabılar… Her detay o kadar tanıdık, o kadar sahici ki. Hele o duruş, o mimikler. O kahkaha…
“Ağabeyim benim arkadaşım, küçük babam, yoldaşımdı…. Onunla oynarken bana hiçbir şey olmaz sanırdım…Ne yükseklik korkum kalır, ne de sebepsiz her sese çığlıklar atardım. Ağabeyim benim en iyi oyun arkadaşımdı… Bir gün uçağa biner Kadıköy semalarında uçuşa geçerdik. Bir gün doktor olur, bebeklerimi ameliyat ederdi. Keşke gerçekten doktor olsaydı, diyorum son zamanlarda kendi kendime keşke…olsaydı da Ahmet’imi …”

Emrah Uslu yazıp, yönettiği eseri şöyle tanımlıyor:
“Sepya rengi, kahverengi tonların içiçe geçtiği, bilinenin ardındaki izleri aradığım bir çalışma oldu… Seyirciye asla kahkaha vaad etmiyoruz. Şehir Tiyatrosu, Muammer Karaca Tiyatrosu, Gönül Ülkü/Gazanfer Özcan Tiyatrosu, Şan Tiyatrosu sahnelerindeki, “Süt Kardeşler“, “Hababam Sınıfı“, “İşte Hayat“, “Sultan“, “Beyoğlu Güzeli“, “Mavi Boncuk“, filmlerindeki Adile Naşit’i değil, evindeki Adile Naşit’i anlatmaktı hedefim. Aslında bu proje üç yıl önce şekillenmişti kafamda. Tiyatroya gönül vermiş bir kuzucuğundan Adile Teyze’sine teşekkür, diyelim. Bu bir özyaşam hikayesinden çok, bir kadın hikayesi…”
1980’li yılların başında “Uykudan Önce” adlı programı sunan Adile Naşit’in sesini duyar gibi oluyorum:
“Güner, Aysel, Gökçe, Erol… Geldiniz mi kuzucuklarım?”
Emrah Uslu’ya bu oyunu nasıl yazdığını sordum:
“Adile Naşit /Bir Kahkahanın Ardındaki Gözyaşı‘nı yazmadan önce uzun süren bir yayın tarama çalışması yaptım. Gazete, dergilerde yer alan yazılar, “Bir Yudum İnsan“, “İşte Hayatınız” gibi televizyon programları ve tabii, Sibel Öz imzalı ‘Oyuncu / Yeşilçam Yıldız Sisteminde Bir Anti Yıldız Adile Naşit’ (2020) kitabından yararlandım. Amacım kurgudan uzak, gerçek, yaşayan Adile Naşit’i yazmak, Adile Naşit’in sesine ses olmak ve onu yeniden, ait olduğu yere, sahnelere emanet etmekti.”
Kahkahaların ardındaki gözyaşları, demiş Emrah Uslu. Tek bir damla yaşa sığdırılan kahkahalardan, derin yalnızlıklardan bahsetmiş.
“Seyirci katıla katıla gülmeyecek bu oyunda. Kafasındaki, hayalindeki Adile Naşit’i izlerken farklı, hiç bilmediği bir Adile Naşit gerçeği ile yüzleşecek ve inanıyorum ki, Dilek Denizdelen‘in yaşar kıldığı Adile Naşit’i çok sevecek. O’nunla hayatın değişik scala’rından geçip, gidecek.’Aaa, bunları da yaşamış demek’ diyerek, şaşıracak.”
Emrah Uslu, genelde biyografik oyunları bekleyen didaktizm çukuruna düşmemek, topluma, zamana mal olmuş bir karakteri en doğru biçimde izleyiciye sunmak adına gündüzünü gecesine katmış. Dahası tüm ekip, haftalar boyunca Adile Naşit ile yaşamış adeta, rüyalarında bile Adile Naşit varmış. Melek Anne, Tellioğulları’ndan Adile, Hademe Hafize, Emine Hanım, Makbule ve diğerleri. “Hisseli Harikalar Kumpanyası“nın Adile’si, hep yanlarındaymış.
Ve Dilek Denizdelen…
“Meslek hayatının tam otuz beşinci yılında gelen Adile Naşit rolü” diye başlayacaktım ki, aklıma Adana Devlet Tiyatrosu, Adana Şehir Tiyatrosu, Tiyatrokare, Tuncay Özinel Tiyatroları geldi.
“Toron Karacaoğlu, Halit Akçatepe, Nezih Tuncay, Ayten Erman, Tuncay Özinel gibi ustalarla aynı sahneleri paylaştım…”
Dilek Denizdelen, bütün o yıllar içinde “Bir Demet Yasemen“, “Soytarı“, “Altı Oyuncu Yazarını Arıyor“, “Çerezname“, “Şahları da Vururlar” , “Kocamın Nişanlısı“, “Bir İsyancının Savunması“, “Haydi Hayırlısı“, “90’lar Kabare” gibi oyunlarda rol almış. Film çalışmaları yapmış (Mahsun Kırmızıgül imzalı “Mucize“yi, nasıl unuturum?), oyun yönetmiş, seslendirme yapmış… Yani hiç boş oturmamış, tıpkı Adile Naşit gibi, erkek egemen dünyada başarılı olmak, var olmak adına mücadele vermiş; geri adım atmadan.
Dilek Denizdelen’in ağzından “Adile Naşit / Bir Kahkahanın Ardındaki Gözyaşı“nı dinleyelim:
“Kızımla izlediğimiz bir film sonrası Adile Naşit’ten onun zaman ötesi oyunculuğundan konuşuyorduk. Telefon çaldı ve Emrah bu projeyi önerdi. Elbette çok heyecanlandım… Bir o kadar da endişendim. Çünkü yüz küsur yıldır sanatlarıyla bir toplumu etkilemiş bir aile vardı karşımda. Naşit Ailesi… Naşit Efendi, Virgin Hanım, Kemani Yorgo Bey, Niko, Amelya Hanım, Selim Naşit, Adile Naşit, Ziya Keskiner, Necip Naşit Özcan… Adile Naşit’in adına yaraşır bir yorum ortaya koymak zorundaydım. Yaşadığı sorunları, uğradığı duygusal baskıları, kalp ve hayat kırıklıklarını, evladının ölümünü, başarılarını, hüzünlerini… Öncelikle filmlerini yeniden ve defalarca izledim. Gülmesini, mimiklerini, vücut dilini, o iki yana yalpalayarak, heyecanla yürüyüş biçimini inceledim öncelikle. Kaşlarımı incelttim, saç rengini bakır kızıla çevirdim. Hep elinde, avucunun içinde tuttuğu, arada gözlerinde biriken yaşları sildiği peçeteyi de unutmadım. Klişelere sığınmadan, taklit etmeden, tümüyle özgün bir yorum ortaya koymaya, bir hayat içinde bir sürü hayata ses ve yankı olmaya çalıştım. Zaten, çocuk sevgisi, uçak korkusu gibi ortak özelliklerimiz de vardı… Umuyor ve diliyorum yüz akıyla bu projeyi gerçekleştirebiliriz. Karar sadece seyircinin.”
“Adile Naşit / Bir Kahkahanın Ardındaki Gözyaşı” 24 Eylül 2025 akşamı dakikalarca devam eden alkışlar eşliğinde izleyicisiyle buluştu… Kahkahalar da, kirpikte titreşen, usulca yanağa süzülen gözyaşları da birbirine karıştı. Sezonu çok, alkışı bol olsun.
Adile Naşit / Bir Kahkahanın Ardındaki Gözyaşı
- Yazan ve Yöneten: Emrah Uslu
- Oynayan: Dilek Denizdelen
- Yönetmen yardımcısı: Semin Özge Gül
- Müzik Direktörü: Efe Erdem
- Işık Tasarım: Murat Nuray
- Sahne Tasarım: Emrah Uslu
- Dekor Uygulama: Murat Kaya
- Kostüm Tasarım: Aygül Kostüm Evi
- Reji ve sahne asistanı: Berfin Su Yıldız
- Dekor asistanı: Muhammet Aslan
- Afiş Tasarım: Ethem Onur Bilgiç
- Yapım: Nove Stage
- Yapımcı: Hakan Akdağ
- Yapım Koordinatörü: Buse Orhan