“İstanbul sonbaharı tarifsiz tüm güzelliği ve mor manzarasının görkemiyle gelmişti. Altımermer Çukurbostanı‘nın bulunduğu semtte mimari eserleri kaydediyorduk. Bir kez daha sonbaharın renkli çiçek öbekleriyle geçmişin kalıntıları arasına nasıl süzüldüğünü görüyordum.
Arka tarafta, surlara yakın, sessiz sakin semtlerde sıradan insanlarla, (yani) karşılaştığım erkek ve kadınlarla gelişigüzel sohbete koyulmuştum. (Orada) tam olarak fark ettiğim; tarif edilemeyen bir barış özlemiydi, bedelini (yeterince) ödedikleri ölümcül kıtlıktan kurtulma özlemiydi. Gıda yardımı yapılan bir yerde, varlıklı olanlar açıkça yağmaya girişirken, yoksul gayrimüslimlere uygulanan korkunç istismara ve haksızlığa tanık oldum.” 1
Yukardaki edebi ifadeler kurgusal bir romanın sayfalarına ait değil. Metinde tasvir edilen İstanbul sonbaharı, mimarisi, orada ayak üstü sohbet edilen insanlar, gayrimüslimler ve gıda yardımı, 20. yüzyıl başlarında (tam olarak 1918 Kasım ayı denilebilir) yaşanan tarihsel gerçekliğin günü gününe kaydedildiği bir günlükten, yani tarihsel bir belgeden alıntı. Bu günlük; hayatının en önemli ve en verimli 27 yılını İstanbul’da geçiren, belki de bu yüzden İstanbul’u ikinci memleketi olarak tanımlayan akademisyen Dr. Friedrich Schrader’a ait.2
♦♦♦
Friedrich Schrader3 Birinci Dünya savaşında, Osmanlı İmparatorluğu’nun yıkımına İttihat ve Terakki’nin ise yaklaşık on senelik iktidarına yakından (İstanbul’dan) tanıklık etmiş, bir dilbilimci, oryantalist, gazeteci, çevirmen, öğretmen ve sanat tarihçisidir. Yetkin olduğu çalışma alanlarında gösterdiği başarının yanı sıra, yaşanan sosyal ve politik gelişmeler karşısındaki kendi tecrübe, gözlem ve bilgilerini de mektuplar, günceler, anılar (kullanmalık metinler) yazarak sürekli kaydeder. Bu kayıtlar bugünkü alternatif tarih yazımına ilk el kaynak olmaları bakımından önemli katkılar sunar. Ancak F. Schrader’ın kayıtlarını önemli kılan ikinci bir gerekçe de, onun İstanbul’daki pozisyonudur. Bu pozisyonu onun gerek Alman resmî kurumları gerekse yerli ve kozmopolit (çok dilli ve çok kültürlü) entelektüel çevrelerdeki ilişkileriyle tanımlamak mümkün. Friedrich Schrader bir Alman olarak Osmanlı Coğrafyası üzerindeki ulus devlet kurma sürecine mesafeli yaklaşabilecek bir dış perspektife, aynı zamanda -bir çok dile hakim olduğundan, her dildeki ideolojik ve politik diskursu kendi orijinal dilinde takip edebilecek iç perspektife sahiptir. Bu bağlamda onun aydın profilini şu şekilde açarak tamamlamak gerekir:
F. Schrader aralarında çok fazla Ermeni aydını da olmak üzere4, İstanbul’da yaşayan çeşitli etnik, kültürel, ideolojik, dil ve dini gruplardan entelektüel ve İttihatçılarla (Genç Türkler) sürekli diyalog halinde, İstanbul’da konuşulan tüm dillere hakim, özellikle edebiyat çevrelerinde kültürel aktivitelerde (tiyatro) etkin, aranan, kendinden bahsettiren bir Alman aydınıdır. Yazılarını bir süre İştiraki (Sosyalist) mahlasıyla yayımlar. Bu mahlastan da anlaşılacağı gibi, F. Schrader politik anlamda dönemin sol görüşlü Alman Sosyal Demokrat Partisi’ne (SPD) yakındır.
Birinci Dünya savaşında gerek Alman hükümetinin gerekse İttihat ve Terakki’nin haksız bulduğu girişim, karar ve uygulamaları çekinmeden eleştirir. İktidar güçleri tarafından tolere edilmeyen bu eleştirilerinden dolayı çeşitli zorluk ve zorlamalarla karşılaşır. Özellikle Ermeniler’e yönelik kıyıma karşı açıkça tavır almasından dolayı, bir zamanlar kurucu ve yöneticilerinden biri olduğu halde Osmanischer Llyod5 adlı Almanca ve Fransızca yayımlanan günlük gazetedeki işine son verilir. F. Schrader 1915’te Ermeni aydınlara yönelik sürgün ve ölüm yolculuğu kararları uygulanırken de, gazetede çalışan bazı Ermeni aydınların hayatını kurtarabilmek için aktif girişimlerde bulunur. Sürgün kararlarını iş sözleşmelerini gerekçe göstererek engellemeye çalışır. Bununla ilgili ilk el kaynak olarak gösterilebilecek belgeler de mevcuttur.6-7
İslam Ansiklopedisi adlı bir sayfada onun ayrıca Osmanischer Lloyd gazetesinde çalışan bazı Ermenilerin Almanya’ya gitmesine (kaçarak sığınmasına) yardımcı olduğu da iddia edilir.8 Aynı sayfada Friedrich Schrader hakkındaki kısa biyografik bilgileri yaşadığı mekânsal hareketi de göz önünde bulundurarak şu şekilde görselleştirmek mümkün:9
Friedrich Schrader’ın “Enzyklopädie des Islam“ (İslam Ansiklopedisi) adlı sayfada verilen biyografik bilgileri10:
1865-1891 | 1891-1907 | 1907-1908 | 1908-1918 | 1919-1922 |
Sachsen-Anhalt Wolmirstedt Magdeburg Lise Halle Üniversite Halle Doktora Halle DMG’de Kütüphane görevlisi | İstanbul Robert Koleji Pera Ermeni Frn. Lisesi Alman Lisesi | Bakü Rus Ticaret Okulu | İstanbul Osm. Lloyd Gazetesi Çevrimen Sanat Tarihçisi | Berlin Gazeteci, Yazar ve SPD’de Yönetim Kurulu Üyesi |
“Schrader 1865 yılında Sachsen-Anhalt sınırlarında, Magdeburg yakınlarındaki Wolmirstedt’de doğar ve 1922 Ağustos’unda Berlin’de hayatını kaybeder. Hayatını kaybettiğinde 57 yaşındadır.
Friedrich Schrader Halle’deki üniversite öğrenimini Dilbilimi, Oriyantalistik ve Sanat Tarihi alanlarında tamamlar. 1889 yılında Hindoloji (Indologie) alanında doktora yapar. 1891’de İstanbul’a yerleştiğinde eşi Pauline ve oğlu Wolfgang ile birlikte Avrupa Yakası’nda Bebek’te yaşar. 1902’de eşi Pauline’yi kaybettikten sonra Bulgaristan doğumlu bir Yahudi olan ikinci eşi Fannitsa11 ile tanışır ve evlenir.
F. Schrader’ın 1917 yılında “Kostantinopel in Vergangenheit und Gegenwart“12 adlı kitabı Almanya’da yayımlanır. 1918’de “kendini geri çeker” ve İstanbul belediyesinin bir üyesi olarak katalog oluşturmak amacıyla mimari eserlerin kayıtlarını yapmaya başlar. Ancak aynı yıl savaşın kaybedilmesiyle birlikte “kaçmak zorunda” kalır ve bu işini tamamlayamaz. F. Schrader’ın son kitabı bir tarih romanıdır. “Im Banne von Byzanz“ (Bizans’ın Büyüsü) adlı bu romanı ölümünden kısa bir süre önce (1922) yayımlanmıştır.13-14
♦♦♦
Friedrich Schrader’ın “Ukrayna’dan Geçen Bir Mülteci Yolculuğu” (Eine Flüchtlingsreise durch die Ukraine) adlı kitabı 1919’da Tübingen’de yayımlanır. Kitap şöyle başlar; “Burada yazdıklarım her şeyden önce savaşın degil, kelimenin tam anlamıyla barışın kitabı.”15 Bu yazının giriş bölümündeki alıntı da bu kitaba aittir. Yukarda da belirtildiği gibi kitap aslında bir günlüğün sayfalarından oluşur ve yazıldığı dönemin tarihsel olayları açısından son derece önemli bir belgedir. Bu belgede Friedrich Schrader’ın günlüğe ek olarak yazdığı giriş, sonsöz ve Ayrılık Çeşmesi adını verdiği kendi şiiri bir yana bırakılırsa, tüm metinler tam olarak 30 Kasım 1918’den 7 Ocak 1919’a kadar olan sürede tuttuğu günlükteki sayfaları, başka bir deyişle İstanbul’dan Almanya’ya sürgün yolculuğunu içerir. Gerek anlatım tekniği gerekse anlatım dili Schrader’ın edebiyatta da çok başarılı olduğunu kanıtlar. Metin kurgusu, doğa ve kişi tasvirleri, olaylar karşısındaki hisleri, politik gelişmeleri değerlendirirken kalıplardan uzak, doğal ve sade açıklamaları okura anlatılanlarla özdeşleşme imkanı sunar.
1 Schrader, Friedrich; Eine Flüchtlingsreise durch die Ukraine; Tübingen, 1919; S. 2-3 (çev. Songül Kaya)
3 Kulturpolitik für die neue Türkei. Friedrich Schrader und der Osmanische Lloyd, Konstantinopel 1908?1918. Eine kommentierte Quellensammlung (Friedrich Schrader hakkındaki en geniş ve güncel bilgiye ulaşılabilecek kaynak)
4 Hartmann, Martin; Unpolitische Briefe aus der Türkei; Leipzig; Rudolf Haupt; 1910; S. 26
10 tab. Songül Kaya
11 Bu isim Schrader‘in günlüğünde Juana olarak geçer. Lichtheim‘in belgelemesine göre 1913, yıllarında Schrader‘ın İngiliz-Bulgar olarak tanınan ikinci eşi Fanny Goldstein (1874–1919) küçük bir çocuk olarak vaftiz edilmiş bir İspanyol Yahidisi‘dir. Bulgaristan‘da doğar ve İstanbul‘daki bir yetimhanede büyür. Anglikan kilisesi üyesidir. Schrader ile 1903 yılında evlenir.
12 İstanbul‘daki gözlemlerini denemeler halinde yazarak topladığı bu kitap 2015 yılında “ İstanbul:100 yıl öncesine bir bakış“ adıyla Kerem Çalışkan tarafından çevrilerek Remzi Kitabevi tarafından yayımlanmıştır.
14 İslam Ansiklopedisinden çev. ve özet: Songül Kaya
15 Schrader, Friedrich; Eine Flüchtlingsreise durch die Ukraine; Tübingen; 1919; S. 1 (çev. Songül Kaya)


