Türkiye - Mesele 121

Türk-İş, DİSK ve Hak-İş ortak bir açıklama yaparak, COVİD-19 salgını süresince işten çıkarmaların yasaklanmasını, zorunlu ve acil mal ve hizmet üretimi dışında en az 15 gün süreyle bütün işlerin durdurulmasını ve işsizlik sigortası fonunun devreye sokulmasını istedi.

Evrensel gazetesi muhabiri Metin Göktepe ve görevi başında yitirilen gazetecilerin anılarını yaşatmak ve genç gazetecileri gerçekleri esas alan bir habercilik konusunda özendirmek amacıyla ilki 1998 yılında verilen Metin Göktepe Gazetecilik Ödülleri’nin 23’üncüsünde kazananlar belli oldu.

Atmosfer ısınıyor, ekosistem bozuluyor, ekolojik yıkıma sosyal kötülükler [işsizlik, açlık, yoksulluk, sefalet, iğretilik…] eşlik ediyor. Toplumsal eşitsizlikler skandal boyutlara ulaşmış durumda… Artık metalaşmamış, paralılaşmamış, şeyleşmemiş, özelleştirilmemiş, soysuzlaşmamış bir şey yok!

Bir kötülüğün sıradanlaşması o kötülüğün devamı ve yayılması anlamına gelir. Kötülüğü yapanın yaptığı kötülüğün farkına varmaması, başka bir deyişle pişmanlık göstermemesi, -bu kişi cezalandırılsa bile- kötülüğün normal gibi algılanmasını sağlar.

DİSK Başkanı Arzu Çerkezoğlu, işçilerin topluca bir arada bulunduğu işyerlerinde işverenlerin hijyen sağlamak, devletin de bunu denetlemekle yükümlü olduğunu hatırlatarak alınması zorunlu olan önlemleri siyasi iktidar ve kamuoyu ile paylaştı. Çerkezoğlu işçilerin, işverenlerin “iyi niyetine” terk edilemeyeceğini söyledi

Örtülü ödenek, kanun dışı, ahlak dışı, gayri meşru, insanlık suçu kategorisine giren işler için bütçeye konan ödeneğe deniyor. Velhasıl, ‘üstü örtülmesi gereken’ ‘karanlık’ işlerin finansmanı için ödediğimiz vergilerden ayrılan pay…

Boğaziçi Üniversitesi Nâzım Hikmet Kültür ve Sanat Araştırma Merkezi tarafından düzenlenen “Kimin Kanonu?” başlıklı program, Geç Osmanlı ve erken Cumhuriyet dönemlerinde eser vermiş kadın yazar, şair, çevirmen, fotoğrafçı ve ressamların sanatın ana akımlarından nasıl dışlandıklarını ele aldı.

Türkiye'de günlük olarak yayınlanan ve hükümete muhalif bir yayın politikası izleyen Yeniçağ gazetesi yazarları Batuhan Çolak ve Murat Ağırel siber saldırıya uğradı. Saldırıyı halkın haber alma hakkına yönelik olarak niteleyen DİSK Basıniş Sendikası, tüm gazetecileri elektronik cihazlarını kontrollü bir şekilde kullanma konusunda uyardı.

Kayyımların kültür sanata etkilerinin tartışıldığı panelde konuşan Tiyatro Bereze'den Firuze Engin, kayyımların kültür sanat alanına müdahale etmelerinin altındaki temel nedeni, "Bizim aslında tam olarak örgütlendiğimiz yer olması. Sanat örgütlenmenin yuvasıdır" sözleriyle açıkladı.

Türkiye’de farklı diller veya dilsel çoğulluk çalışan ve anadili konusunda duyarlı olan sivil toplum aktörleri tarafından kurulan Dil Hakları İzleme Belgeleme ve Raporlama Ağı (DHİBRA), UNESCO’nun 17 Kasım 1999’da ilan ettiği Anadili Günü vesilesiyle bir basın toplantısı düzenledi.

Kaos GL Derneği'nin her yıl yürüttüğü “Homofobi ve Transfobi Temelli Nefret Suçları Araştırması”nın 2020 çalışmaları başladı. Homofobik ve transfobik nefret suçuna maruz kalan ya da tanık olanları araştırmaya katılmaya çağıran Kaos GL, araştırma sonuçlarını rapor olarak yayınlayacak.

Hiçbir dönem böyle bir baskı ve sıkışmışlığın görülmediğini dile getiren Türkiye Yazarlar Sendikası Genel Başkanı Adnan Özyalçıner, buna karşı birlik oluşturulması gerektiğini belirterek "Şarkıları, kitapları, duyguları, düşünceleri yasaklayamazlar" dedi.

Bir grup sivil toplum kuruluşu, akademisyen, yazar, sanatçı, görevden alınan ve tutuklanan Diyarbakır Büyükşehir Belediye Başkanı Selçuk Mzıraklı’nın serbest bırakılması çağrısı yaptı. Ortak açıklamada Mzıraklı’nın görevden alınmasının Anayasal suç olduğu savunuldu.

‘Kanal İstanbul’ dayatmasının sebebi ne? Bunca ısrarın, bunca inadın gerisinde ne var? Bir kere, daha baştan söyleyelim ki, ‘adlandırmada’ sorun var… Neden ‘İstanbul Kanalı’ değil de, Kanal İstanbul? Neden Süveyş Kanalı, Panama Kanalı deniyor da, İstanbul kanalı denmiyor? Bu Amerikanca’dan ‘aşırılmış’ bir isim olmasın? Eğer öyleyse kanalın adı başkaları tarafından konmuş demektir...

"...Sevgili dostlar, bugün bedenimin yarısını, sevgilimi, çocuklarımın babasını, sizin kardeşinizi uğurluyoruz. Sağdakine, soldakine, öndekine, arkadakine rahatsızlık, saygısızlık vermeden, sloganlar atmadan, pankartlar açmadan, sessiz bir saygı yürüyüşü gerçekleştiriyoruz. Bugün sessizlik ile büyük bir ses yükselteceğiz. Bugün derinliklerin ışığa yükseldiği günün başlangıcıdır."

1961 yılında gazeteciler ile gazete patronlarına arasında yaşanan ‘özlük hakları anlaşmazlığı’ sonrası gazeteciler önce boykota gitti; ardından da ‘Basın’ adlı gazete çıkararak mesleklerine sahip çıktı. Bunun üzerine gazete patronları 10 Ocak 1961’de geri adım attı; 59 yıldır Türkiye’deki gazeteciler tarafından Çalışan Gazeteciler Günü olarak kutlanıyor.

Her yıl Aralık ayında bir asgari ücret pazarlığı yapılıyor. İşte en büyük işçi sendikası konfederasyonu temsilcisi, "iş verenler" temsilcisi, hükümet temsilcisi bir kaç toplantıda bir yıl sonraki asgari ücreti belirliyor.

Geçtiğimiz günlerde, TBMM'den, termik santrallerin filtre takma zorunluluğunu erteleyen bir yasa geçti. Profesör, üstelik halk sağlığı profesörü olan MHP'li Sefer Aycan bir gün önce “Ben halk sağlığı uzmanıyım. Termik santraller 1 dakika bile filtresiz çalışmamalı. Bu akciğer hastalıklarının, kanserin direkt sebebi. Meclis'te son ana kadar mücadele edeceğim” dediğinin ertesi gün yapılan oylamada 'evet' oyu kullanması, tepkilere neden olmuş görünüyor... 
Tabii hem profesör ve hem de halk sağlığı uzmanı oluşu, insanları rahatsız etmiş olmalı...

Gazeteci Çiğdem Toker, yeni kitabıyla, kamu kaynaklarının belli ellere transferini gözler önüne seriyor. DW Türkçe, Toker ile devletin en kolay kaynak transfer aracı olan kamu ihalelerinin nasıl yapıldığını konuştu.

Bundan üç yıl önce yayınlanan, asıl terör devlet terörüdür başlıklı yazıda, amaç, genel olarak terör ve terörist kavramlarına açıklık getirmektir. Zira, bu alanda yaygın bir kafa karışıklığı ve yanlış anlama durumu var. Kelimelerin, kavramların yerli-yerinde kullanılmamasının da çok  büyük sakıncaları ve olumsuz sonuçları vardır.

22. Kadın Sığınakları ve Da(ya)nışma Merkezleri Kurultayı 270 kadının katılımıyla İstanbul’da gerçekleşti. İki gün süren kurultayın sonuç bildirgesi her yıl olduğu gibi bu yıl da, 25 Kasım Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele Günü’nde yayınlanacak.

Osmanlı İmparatorluğunda devlet kutsaldı. Onun bakiyesi, doğrudan devamı olan TC daha da kutsaldır. Dolayısıyla, rejimin diline doladığı 'modernlik', 'çağdaşlık', 'ilericilik', 'demokrasi', vb... retoriğinin reel bir karşılığı yok. Bu rejim, bu devlet, halktan gelen hiçbir hak talebini kabul etmez, hiçbir demokratik açılıma izin vermez... Aksi halde 'kutsal devletin' büyüsünün bozulacağını düşünür... "Kapı bir kere açılırsa, kimin geçeceği belli olmaz" diye düşünür... İşte, 'Kürt Sorununun' yüz yıllık bir sorun olmaya devam etmesinin nedeni budur... Yüz yıllık bir sorun olur mu? Sorunlar çözülmek için değil midir?

AKP yeni bir "hukuk reformuyla" daha gündemde. Reform dendiğinde ekseri hayırlı bir şey yapıldığı, yapılacağı beklentisi vardır. Reform demek, mevcut olana, var olana yeni şekil vermek, yeni biçim vermektir... Oysa, yapılan değişikliğin daha iyi olacağına dair bir kesinlik yoktur... Tam tersine daha da kötüleşme olasılığı yüksektir... Eğer öyleyse, "kim neden bu işe girişiyor, kim yeni biçim, yeni şekil vermek istiyor? sorusunun sorulması gerekmez mi?...

Erdoğan 11. Kalkınma Programında 2023 hedeflerinin yarı yarıya düşürerek, yalnızca hedeflerin propagandif olarak konulduğunu değil, benzer ülkeler klasmanında bile Türkiye’nin yerinde saymasının marifet olduğunu kabul etti. Dünyanın en güçlü 10 ülkesi arasına katılma iddiasının yerini G- 20’den düşme ihtimali almış durumda.

Bu yıl 27. düzenlenen ve 5 ayrı dalda verilen Musa Anter ve Özgür Basın Şehitleri Gazetecilik Ödülleri’nin kazananları belli oldu. Özgür Basın’a yıllarını veren üç isme de Onur Ödülü verildi. Ödüller Cumartesi günü düzenlenecek törenle sahiplerine takdim edilecek.

Hrant Dink Ödülü’nün sahipleri Türkiye’den Nebahat Akkoç, ve Hindistan’dan Agnes Kharshiing oldu. Akkoç, kadının insan hakları ile “eril şiddet”e karşı çalışmalarıyla biliniyor. Kharshiing ise Hindistan’da yaşadığı bölgedeki yoksulların, kadınların, çocukların ve dezavantajlı insanların hakları ve çevre hakları için mücadele ediyor.

Türkiye'de 73 yıldır bir demokrasi oyunu oynanıyor. Ağzını açan her politikacı, akademi üyesi, gazeteci, "aydın" denilenler, mülk sahibi sınıfların sözcüleri, Türkiye'nin 'demokratik bir cumhuriyet' olduğunu söylüyor... Cunta anayasasında da "Türkiye'nin demokratik, laik, sosyal, hukuk devleti" olduğu yazılı... Bu, aslında kısa bir cümleye dört yalanı sığdırma başarısıdır. Türkiye'de bu dördünün hiç birinin, hiç bir zaman bir gerçekliği, bir karşılığı olmadı... 

DİSK Basın İş Sendikası, dünya çapında açık bir duyuru ile karikatüristlere hapisteki gazetecilerle dayanışmak için karikatür gönderme çağrısında bulundu. Çağrıya dünyadan ve Türkiye’den birçok karikatürist çizimleriyle destek verdi.

Geçtiğimiz günlerde işim gereği mültecilerin yaşadığı bir kampa gittim. Bekleme süresinde pencerenin önüne gidip dışarıya baktım. İki çocuk iki salıncakta kuşlar gibi çığlık çığlığa bağırarak sallanıyordu. Sonra ben onlara bakarken yanımdan gelip geçenlerin şaşkın bir merakla bana baktıklarını farkettim. Kendimi toparladım. Gözlerimden yanaklarıma akan yaşlardan habersizdim.

“İnsan hak ve özgürlükleri konusunda çalışmalar yapmak” amacıyla 33 yıl önce bugün 98 kişinin imzasıyla kurulan İnsan Hakları Derneği, kuruluş yıldönümü nedeniyle bir açıklama yayınlanarak, “İnsan Hakları, demokrasi ve barış mücadelemiz sürüyor, sürecek…” dedi.

Her tarihsel dönemde ve her toplumda, belirli bir eğitimden geçmiş olanlar imtiyazlı bir statüye sahiptirler. Bu imtiyaz toplumdaki işlevlerinin karşılığıdır. Egemenlere akıl hocalığı yaparlar. Meşruiyet ve rıza üretirler. Yalan üretmeye memur edilmişlerdir...

Türkiye toplumu bir dizi krizler sarmalına hapsolmuş bulunuyor. Artık bu çöküş tablosundan bildik yöntem ve araçlarla çıkmak mümkün değil. Zira, söz konusu olan sadece ekonomik kriz değil, politik, sosyal, ekolojik, etik krizi, değerler krizi... söz konusu.

Diğer Makaleler...

Çok Okunanlar

Facebook'ta Mesele

Yakındaki etkinlikler