Bu haftanın seçkisi (19 Nisan) - Mesele 121

Haftanın kitapları

Bu hafta raflarda yerini alan kitaplar arasından Meselesi Olan 5 kitabı seçtik. İyi okumalar...

  Samir Amin Anlatıyor  

samir amin anlatiyor
> Demba Moussa Dembélé
> Çev. Fikret Başkaya
> Yordam Kitap, 240 s. 
> Satın almak için

Samir Amin'i anlatan ve onun da kendisini anlattığı bu kitap, emperyalist-kapitalist sistemin yarattığı kutuplaşma ve sömürünün ağır sonuçlarıyla yüzleşen halkların kurtuluşuna adanmış bir yaşamın izlerini sürüyor.

Üç ana bölümden oluşan kitabın ilk bölümünde Demba Moussa Dembélé, Samir Amin'in, ailesi, eğitim hayatı, Marksizmle tanışması, politik fikirlerinin oluşumu, entelektüel yönelimleri, Marksist düşünceye katkıları ve kurduğu alternatif uluslararası örgütlenmeler hakkında kısaca bilgi veriyor.

İkinci bölüm, Dembélé'nin Samir Amin'le yaptığı söyleşilerden oluşuyor. Amin bu uzun bölümde, sosyalizm, kalkınma, toplumsal hareketler, çevre-merkez ilişkisi, tekelleşme, kapitalizmin krizi, kutuplaşma ve azgelişmişlik gibi çeşitli konulardaki görüşlerini ve farklı düşünürlerle/fikir okullarıyla yaptığı tartışmaları samimiyetle anlatıyor. Bir yandan da entelektüel üretiminin hiçbir zaman eylemden ayrılmadığını görmemizi sağlıyor.

Son bölüm, Amin'in seçilmiş metinlerinden oluşuyor. Bu metinler, “Kapitalizm neden Avrupa'da ortaya çıktı?”, “Marksizmin günümüzdeki misyonu nedir?”, “Dünyayı sarsacak ikinci ‘Güney'in uyanışı' başladı mı?”, “Kapitalizmin krizinden çıkmak mümkün mü?”, “Avrupa dışı toplumların geri kalmışlığının sebepleri nelerdir?” gibi önemli sorulara yanıtlar arıyor.

Samir Amin'in çalışmalarına dair geniş bir kaynakça da içeren bu çalışma, düşünürün entelektüel dünyasına ilk adımı atmak ve onu daha yakından tanımak isteyenler için vazgeçilmez bir kaynak.

 

  Unutma Biçimleri   

unutma bicimleri
> Marc Auge
> Çev. Mehmet Sert

> Yapı Kredi Yayınları, 80 s.
> Satın almak için

“Unutmak, toplum için olduğu kadar birey için de bir zorunluluktur. İçinde bulu¬nulan zamanın, şu anın ve bekleyişin tadına varmak için unutmayı bilmek gerekir; ancak unutmak bellek için de bir ihtiyaçtır: Uzak geçmişe ulaşabilmek için yakın geçmişi unutmak gerekir.”

Alışılagelmiş kuramsal antropolojik/etnografik söylemin ötesinde, insanın dün¬yadaki mevcudiyet anlarının yazınsal sınırlarında gezinen Augé'den “unutma” üzerine cesur bir kitap. Yaşamı anlatı olarak kuran bellekte içkin olarak bulunan unutma'dan Afrika kabilelerindeki ayin deneyimleri sonrası yaşanan unutma'ya va¬rıncaya kadar, Unutma Biçimleri insan zihninin karanlık tarafına kısa bir yolculuk yapmak isteyenler için birebir.

“Faşist, bellekten yoksundur. Hiçbir şeyden ders almaz. Başka bir deyişle hiçbir şeyi unutmaz, kendi takıntılarının kesintisiz şimdiki zamanında yaşamaya devam eder.”

 

  Biyografi ve Tarih   

biyografi ve tarih
> Barbara Caine
> Çev. Müge Sözen

> İş Bankası Kültür Yayınları, 208 s.
> Satın almak için


Geçmişi daha insancıl, daha canlı, daha erişilebilir ve okuyucuyla bağlantılı kılmanın bir yolu olan biyografi türü, belki de tarihte yaşanmış olaylardan söz etmenin en eski ve en popüler biçimidir. Barbara Caine bu kitapta tarihyazımı ile biyografi arasındaki ilişkinin geçmişini aydınlattığı gibi, bir yazınsal tür olarak biyografinin yazımı ve yorumlanışıyla ilgili çağdaş yaklaşımları da ayrıntılarıyla ele alıyor.

 

 

 

 

 

 

 

  Gizemli Kütüphane   

gizemli kutuphane
> Oliver Tearle
> Çev. Cansel Yavuzoğlu
> Maya Kitap, 256 s. 
> Satın almak için



Oliver Tearle, bir yandan dünyamızın bugünkü halini almasında payı olan meşhur kitapların sayfalarını karıştırırken bir yandan da zamanla gözden düşüp tarihin raflarında saklı kalmış kitapların tozunu alıyor.

Gizemli Kütüphane'nin sayfaları arasında gezinirken kitapları Dickens'tan çok satmış, ancak zamanla unutulmuş bir Victoria dönemi roman yazarından tutun da Amerika'da şiirleri basılan ilk kadın şaire, hatta İngiliz halkının yemek masalarına çatalı getiren sıradışı bir gezgine kadar birbirinden muazzam kişilerle tanışacaksınız. Üstelik kitaplar ve tarihi isimler arasındaki şaşırtıcı bağlantıları da keşfedeceksiniz. Homeros'un İlyada'sıyla Ezop Masalları arasında nasıl bir bağlantı olabilir dersiniz?

Gizemli Kütüphane dünya tarihiyle kitapları buluşturarak karanlık raflarda gizlenen hikayelere ışık tutuyor.

 

 

  Gündem    

gundem
> Éric Vuillard
> Çev. Nihan Özyıldırım
> CanYayınları, 104 s.
> Satın almak için

20 Ocak 1933, Berlin kışının sert ama sıradan bir günüdür. Reichstag'ın konforlu salonunda, Alman endüstrisinin önde gelen yirmi dört baronuyla Nazi yetkilileri gizli bir toplantı gerçekleştirir. Toplantının gündemi, Nazi Sosyalist Partisi ve onun şansölyesinin iktidarı ele geçirmesi ve mutlak güç sahibi olması için finansman sağlamaktır. Bu açılış sahnesi, olabilecek en kötü çalkantılara nasıl rıza gösterildiğini belgeleyecektir.

12 Mart 1938. Avusturya'nın ilhakı gündemdedir. Tarihe geçecek grotesk bir gündür; haberler dehşet verici ve önü alınmaz bir güçle ilerleyen motorize bir Alman ordusu görüntülemektedir. Gelgelelim Goebbels'in harikulade propagandası gerçeği kesinlikle yansıtmamaktadır. Söz konusu hücum gücü, görünenin aksine oldukça yapaydır; Avusturya yollarındaki panzerler tek kelimeyle dökülmektedirler. Tarihe yön veren Avusturya zaferinin ardındaki karakter gücü ve kararlılık değil, göz boyama ve blöftür.

Nazi Almanya'sının Avusturya'yı ilhakının manipülasyon, kibir ve açgözlülük üzerine kurulu perde arkasını aktaran 2017 Goncourt Ödüllü Gündem, Alman endüstrisinin Nazilerle işbirliğini belgelerken günümüz siyasetinin içinde bulunduğu kriz konusunda da esaslı bir uyarı işlevi görüyor.

“Bu canlı ve inandırıcı tarih yazımıyla Éric Vuillard göz göre göre boyun eğmenin tehlikelerine karşı uyarıyor ve en kötü senaryonun hiçbir zaman kaçınılmaz olmadığını öne sürüyor.”

Joomla SEF URLs by Artio