Parajanov ve Sarkis Pera'da buluşuyor - Mesele 121

Sergiler

Pera Müzesi, ünlü yönetmen ve sanatçı Sergey Parajanov’un farklı malzemelerle, görsel sanatlar alanında verdiği eserleri Türkiye’de ilk kez izleyiciyle buluşturuyor. “Parajanov, Sarkis ile” sergisi, ‘Şiirsel Sinema’nın en büyük ustalarından biri olan sanatçının sıra dışı fantezi dünyasına ışık tutuyor.

Pera Müzesi’nin, Sergey Parajanov Müzesi iş birliğinde gerçekleştirdiği “Parajanov, Sarkis ile” sergisi, doğumunun 95. yıldönümünde, sinema tarihinin en önemli yönetmenleri arasında yer alan sanatçı Sergey Parajanov’un benzersiz dünyasını, tüm yönleriyle ilk kez Türkiye’ye taşıyor.

Erivan’daki Parajanov Müzesi Müdürü Zaven Sargsyan küratörlüğünde hazırlanan sergi, sanatçının, gelenekselden pop-art’a, çok geniş bir yelpazede ürettiği, tüm dönemlerine ait işlerini bir araya getiriyor; resimler, kolajlar, desenler, film sahnesi eskizleri, kostüm tasarımları, mozaikler, objeler, fotoğraflar ve yerleştirmelerden oluşuyor. “Parajanov, Sarkis ile” aynı zamanda, bugüne dek dünyanın dört bir yanında 30’dan fazla şehirde sergilenen Parajanov koleksiyonunun “en büyük yurtdışı sergisi” olma özelliği taşıyor. Çalışmalarını Paris’te sürdüren Sarkis’in işleri ise bu sıra dışı yapıtlardan oluşan özgün sergiye farklı ve güncel bir boyut katıyor. Parajanov’a ve onun dünyasına tutkuyla bağlı olan Sarkis, bu sergide ondan esinlenerek yarattığı ve ona adadığı işlerini yeni düzenlemelerle bir araya getiriyor. Sarkis, neonlar, ekranlar ve çeşitli yerleştirmeler aracılığıyla Parajanov’la ilişki kuruyor, konuşuyor ve onu saygıyla selamlıyor.

“Parajanov,Sarkis ile” sergisinin tasarımı Bülent Erkmen’in imzasını taşıyor. Sanatçının işlerinin filmlerinden sahnelerle birlikte kurgulandığı tasarımda Parajanov’un yaratıcılığı tüm yönleriyle, bütüncül bir biçimde ortaya koyuluyor. Sergiye eşlik eden yayın ise küratör Zaven Sargsyan, Jean Radvanyi ve Levon Abrahamian’ın metinlerini bir araya getiriyor. Serginin küratörü Zaven Sargsyan çok zor bir yaşam sürdürmesine ve büyük acılar çekmesine rağmen Parajanov’un eserlerinin “her zaman güzellik ve iyilikten ibaret olduğunu” vurguluyor ve şunları söylüyor: “İstanbul'da yapılan bu sergi, onun müze duvarları dışında hazırlanan en büyük sergisi. Onun sanatını 1989 yılında ziyaret ettiği zaman büyülendiği bu harika şehirde olabildiğince dolu dolu sergilemek istedik. Bu serginin insanların kalbini ısıtacağını ve halklarımızın yakınlaşmasına katkıda bulunacağını umut ediyoruz.”

Filmlerini kolajlara sıkıştırdı

Kökleri Ermenistan’dan gelen, Gürcistan’da doğup büyüyen, Rusya’da öğrenim gören ve uzun bir dönem Ukrayna’da film yapan sanatçı Sergey Parajanov, tüm yapıtlarında Kafkasya’nın iç içe geçmiş, birbirlerine kenetlenmiş kültürlerini ve anlatılarını temel aldı. Parajanov, bir yandan İran medeniyetinden, öte yandan Antik Yunan’dan beslenen Kafkasya’nın köklü ve zengin birikimini, çocukluk, aile, din, esaret ve özgürlük gibi evrensel temalarla buluşturdu.

Sergey Parajanov, 1924 yılında, Tiflis’te yaşayan Ermeni kökenli tüccar bir ailenin çocuğu olarak dünyaya geldi. Çocukluğunda şan ve keman eğitimi aldı, bale ve resimle ilgilendi, bir tiyatro topluluğunda çalıştı. Kültürel geleneklere, Avrupa ve Doğu sanatlarına ve antikacılık yapan babasından dolayı sanatsal objelere hep yakın oldu. 1945 yılında Moskova’ya yerleşti ve Sinema Araştırmaları Enstitüsü’nde eğitim aldı. İlk uzun metrajlı filmlerini 50’lerde çekti. Unutulmuş Ataların Gölgeleri ve Sayat Nova (Narın Rengi) filmleri başyapıtları arasında yer aldı.

Sovyet rejimine muhalif tavrı nedeniyle sinema yapma olanakları sürekli kısıtlanan sanatçı, yine aynı nedenle uzun yıllarını hapiste geçirmek zorunda kaldı. Kolajlarına bu sıralarda başlayan Parajanov kendi deyimiyle “filmlerini kolajlara sıkıştırdı”. Yarattığı sınırsız fantezi dünyası ve sembolizmle bir obje sanatı ustasıydı ve bu çalışmaları ona bir anlamda özgürlük fırsatı sunuyordu. Güçlü yaratıcı enerjisi sinemasından sonra kolajlarında ifade buldu. Hayatını, sanata konu olması beklenmeyen, sıra dışı malzemelerden yaptığı kolajlarını çoğaltarak, sanat eserleri satarak sürdürdü. Tarkovski’den Fellini’ye, Maya Plissetskaya’dan Lily Brik’e kadar, özgür kalması için ona destek olan aydınlara bir saygı göstergesi olarak şapkalar, bebekler, objeler tasarladı.

Parajanov, 1983’te, yaklaşık 15 yıl sonra sinemaya geri döndü ve önce aktör dostu Dodo Abachidze’nin desteğiyle, Suram Kalesi Efsanesi’ni çekti. Ardından Lermontov’un kaleme aldığı bir Azeri-Türk masalını Aşık Garip’i sinemaya uyarladı. Yaşamının son yılları, sonunda yurt dışına yolculuk etmesine izin veren siyasi serbestliğe rağmen hastalığıyla gölgelendi. 4 Haziran 1989’da, Tiflis’te son projesi İtiraf’ı çekmeye başlasa da yarıda kesmek zorunda kaldı. Paris’te kanser tedavisi gördükten sonra 20 Temmuz 1990’da, Erivan’da hayata veda etti. Parajanov’un koleksiyonu, Erivan’da, ölümünden bir yıl sonra 1991’de açılan müze-ev’in çekirdeğini oluşturdu. Parajanov’un filmleri bugün hâlâ tüm dünyada, ‘şiirsel sinema’nın kilometre taşları arasında yer alıyor.

Sergey Parajanov’un çok yönlü kişiliğini ve sanatsal yaratıcılığını gözler önüne seren sergi, 17 Mart 2019’a kadar Pera Müzesi’nde ziyaret edilebilir. Pera Film’in sergiye paralel olarak derlediği film seçkisi Ocak ayından itibaren izlenebilir.

Pera Müzesi Salı’dan Cumartesi’ye 10:00 - 19:00 saatleri arasında, Pazar günleri ise 12:00 - 18:00 saatleri arasında gezilebilir. Müzede Cuma günleri hem uzun hem de ücretsiz! “Uzun Cuma”larda müze 18:00 - 22:00 saatleri arasında ücretsiz olarak ziyaret edilebilir. “Genç Çarşamba” günlerindeyse tüm öğrenciler müzeyi ücretsiz ziyaret edebilir.

Sergiden örnekler


 

> Aşık Garip için Kostüm, 1988
> y. 150 cm

 


 

> İstanbul’da Fesli Otoportre, 1989
> Kolaj
> Fotoğraf kağıdı, keçeli kalem, yapıştırma
> 31.5x33.5 cm

 

 

> Pişmanlık (Pinturicchio ve Raphalel'in Temaları Üzerine Çeşitlemeler), 1989
> Reprodüksiyon kupürleri, ipek, dantel, sedef, deniz kabuğu, düğmeler, oyma ahşap detayı, saat mekanizması, tavus kuşu tüyü, yapay inci, metal mücevherat, mercan, plastik boncuklar
> 53.5x43.5x2 cm

 

> Majesteleri Gelincik, 1988
> Ayna, kristal vazo parçaları, mermer fil heykelcikleri, ahşap detaylar, plastik çiçekler, deniz kabukları, sedef
> 49.5x41x8 cm

 

> Marilyn Monroe, 1980
> Kolaj
> Reprodüksiyon, dantel, tüyler, bijuteri
> 32.7x22.5 cm

 


 

> Gioconda’nın Hayatından Bölümler, Hafifmeşrep I,1988
> Reprodüksiyon kupürleri, deniz kabukları, kırık cam, akik taşı, boncuklar, sedef
> 36,5x25.4x1 cm

 

> Büyükannemin Ceviz Reçeli, 1984
> Ahşap, kumaş, porselen
> 45,5x51x10 cm

 

Rotterdam Film Festivali Posteri

 

> İstanbul’da Otoportre, 1989
> Fotoğraf: Ara Güler
> Kolaj
> Fotoğraf, keçeli kalem, kartpostal kupürleri
> 29.5x18.5 cm

 

> Son Akşam Yemeği, 1973
> Kolaj
> Boyanmış fotoğraf reprodüksiyonu, reprodüksiyonlar, kalp elektrosu parçası, dantel, Noel ağacı süslemesinden buzlu cam
> 49x60 cm

 

> Tarkovski’nin Gece Kuşu, 1987
> Kolaj
> İpek, fotoğraf, kağıt, reprosüksyion kupürleri
> 18x25 cm
Joomla SEF URLs by Artio