Mesele / Çarkıfelek - Mesele 121

Yazının tarihi eskice; 2008’de yayınlandı. Bodrum’da yerel gazete Gazete Kent’e o vakitler yazılarımı gönderiyordum. 
Yüzlerce haftayı bulan koca bir arşiv kaldı geriye; kim bilir, günün birinde bir seçki yaparım, ayrı mesele...
İşte ben orada, ¨İzah ve İstihza¨ başlıklı bir köşede sessiz sedasız yazardım.
Yazı işleri müdürü, eski Babıâli emeklisi, rahmetli, kaç kuşak Bodrumlu, Mehmet İlkorur’du.
Oradaki bir yazı şimdi size lazım olacak!
İster ¨Sakla samanı, gelir zamanı¨ deyin...
İster, ¨Mesele yazarı Mahmut ŞENOL, eski bohçasından çıkarıp çıkarıp sunmaya başladıysa,¨ diye kulp takıp, sonra,  O-hooo, onun da artık kelamı tükendi¨ deyin...
Yahut ister, ¨Bugün olacakları 15 sene evvelinden görmüş, ne akl-ı selim adammış yazarımız¨ deyin...
Fakat bana kalırsa, karşımızdakinin elini sıkmadan evvel, hele şu günlerde herkesi paranoyak yapmaya başlamış bulunan Corona virüs salgını için muhakkak okuyunuz.

Hikâyenin "Pek satmıyor be abi," durumunda kaldığı şu zalim, zor zamanlarımızda hikâye yazmaya ısrar edeni hiç yok değil. Ele gelir, sağlam metin çıkanları da pek ortalıkta değil. 
Biz biraz kısır bir hikâyecilik döneminde yaşıyoruz. 
Fakat yine de hikâye diliyle anlatmak, konuşmak sevdasında olanlar, hâdise nakledicileri ortalığı bırakmıyor, kuzuyu kurda yem, merdi nâmerde muhtaç etmiyor.
Son zamanların iyi hikâyecilerinden Erinç Büyükaşık’ın iki hikâye kitabı, ardı ardına, üstelik aynı yayınevinden yayınlanıverdi. 
Niye hepsini tek kitapta toplamadılar, anlaması zor, fakat yayıncılık dünyası bu, herhalde bir bildikleri vardır, diyerek biz merakla hikâyelere kendimizi verdik; bakın neler gördük.

Ernesto Che Guevera, 1950'de ve ertesi yıl bir kez daha Latin Amerika'yı boydan boya motosiklet üzerinde katetmek amacıyla Arjantin'den, başkenti Buenos Aires'ten yola çıkar. Motorun selesine yaşıtı sayılacak arkadaşı Dr. Alberto Granado’yu oturturBeraberce, arkalarında bir toz bulutu bırakıp tozu toprağı birbirine katarak, sele üzerinde zıplaya hoplaya koskoca Kıt'ayı dolaştılar; bildik hikâyedir, filmini de kaçırmadık.

Bihter Hanım sevgiyle büyütülmüş bütün canlılar gibi kendine güvenli, başkalarıyla eşit ilişki kuran, sınırları olan ve o sınırların geçilmesine izin vermeyen, kibar bir kedi.

Ona karanlık, soğuk, lanet bir kış günü Fatih’in ana caddesi Fevzi Paşa’da, Pehlivan Lokantası’nın önünde rastladım. Ensesinin kalınlığı, şüpheye yer bırakmayacak şekilde erkek olduğunu söylüyordu. Kiri, pası, sokakta yaşadığını.

"Ölü taklidi yapan kedi gördün mü daha önce? Ben görmemiştim. Garip bir kedi o.”
“Nasıl garip?”
“Garip yerlerde uyur. Ne kadar dürtersen dürt, uyanmaz…”
(Taksim Metrosunun güvenlik görevlisi.)

Britanya’da yapılan seçimler dünyanın her tarafında çok kalabalık bir yalnızlar grubu olduğumuzu size de göstermedi mi? Dünyanın pek çok yerindeki kadın cinayetlerinde kadınları, iş cinayetlerinde hayatını yitirenleri suçlu çıkaran hukuk sistemine ve polis şiddetine rağmen yayılan isyan dalgaları kalabalıklığımızı gösterse de, sadece seçimlere tahvil olduğu sürece anlam bulan itirazlar, seçimlere yansımadıkça yalnızlığımızı ortaya çıkarıyor. Siyasetin sadece seçim dönemleri ve faaliyetleri yoluyla gerçekleşmesi ise kısır döngüsü bu sürecin. 

Bugün yine hiç tanımadığım bir kadına ve onun yaşama inancına hayranlıkla karışık derin bir sızı duyarak baktım Türkiye penceremden. Sosyal medya sayesinde tanıdığım, gülen gözlerini ve kendini ifade etme biçiminin basitliğine ve derinliğine hayranlık duyduğum kadınlar var. Bu kadınlar, güçlü ve ışık saçıyor çevrelerine. Bu kadınlardan birini yitirdik bugün.

Milli Eğitim Bakanlığının internet sitesinde ilan ettiği toplumsal cinsiyet eşitliği projeleri gündeme geldi bu hafta. Çok toz dumanlı bir hafta olduğu için bir grup sağ çevrede infial yaratan, skandal diye gazete sürmanşetlerine konu olan “eşitlik” karşıtı propaganda işe de yaradı üstelik. Projeler internet sitesinde ilan edilen aktif durumundan rafa kalktı. Halbuki büyük ihtimalle AB fonlarından yapılan ve büyük destekler alınan bir proje bu.

Dünyaca ünlü çizgiroman serisi "Galyalı Asteriks'in Maceraları"nın çizeri Albert Uderzo, Paris yakınlarında yer alan Neuilly-sur-Seine kasabasındaki evinde hayatını kaybetti. Serinin metin yazarı Rene Goscinny ile birlikte Asteriks ve en yakın arkadaşı Oburiks'in, antik Roma döneminde geçen maceralarının babası sayılan 92 yaşındaki Uderzo'nun kalp krizi nedeniyle yaşamını yitirdiği ve ölümünün koronavirüsle ilgili olmadığı bildirildi.

PEN Türkiye Yazarlar Derneği 2020 Şiir Ödülü, Ahmet Telli’ye değer görüldü. Ahmet Telli de 21 Mart Dünya Şiir Günü hazırladığı bildiride, şiirin kardeşçe ve yaşama sevincinin rüzgârıyla dolu bir dünyanın olabilirliğini gösterdiğini belirterek "Şiir hepbirlikte’liğe çağrı çıkarır..." dedi.

Nilüfer Belediyesi Kütüphaneleri’nin 2013 yılında başlattığı Yılın Yazarı Projesi'nde, 2020 yılını yazar Fakir Baykurt'a adadı. Nilüfer’de yılın yazarı ilan edilen Fakir Baykurt, eserleriyle yıl boyunca düzenlenecek sergi, söyleşi ve atölye gibi farklı birçok etkinlikte her yaştan okurla buluşacak.

Kadıköy'ün sembol mekanlarından biri olan ve binlerce filmi izleyicilerle buluşturan Rexx Sineması, kapılarını kapatma kararı aldı. Kadıköy ve sinema dendiğinde akla ilk gelen mekan olan Rexx Sineması, bina sahibinin kira sözleşmesini uzatmaması sonucu kapanıyor.

Dünya Sağlık Örgütü tarafından pandemi olarak değerlendirilen koronavirüs COVID-19 salgınının yayılmaması için alınan önlemlere kültür ve sanat dünyası da katıldı. Bazı festival ve süreli etkinlikler ertelenirken, kültür ve sanat mekanları geçici orak kapılarını kapattı.

"İstanbul Perspektifleri" söyleşi serisinin 12’incisine konuk olan Boğaziçi Üniversitesi Öğretim Üyesi Zafer Yenal “Şehrin Tadı: İstanbul’da Yemek ve Tarım” başlıklı konuşmasında şehirli insanın 2000’lere kadar tarımla ilglenmediğini belirterek, "Şimdi tarımın yeniden keşfedildiği bir dönemdeyiz" dedi. 

Çok Okunanlar

Facebook'ta bizi bul

Ziyaretçiler

133 ziyaretçi ve 0 üye çevrimiçi

Joomla SEF URLs by Artio