Bu haftanın seçkisi (9 Mart) - Mesele 121

Haftanın kitapları

Bu hafta raflarda yerini alanlar arasından Meselesi Olan 5 kitabı seçtik. İyi okumalar...




  15’ler Hatırası  

15ler hatirasi
> Mete Tunçay
> Sosyal Tarih Yayınları, 120 s.
> Satın almak için

Bu broşür ilk kez Mete Tunçay'ın Türkiye'de Sol Akımlar 1925-1936 Cilt 2'de yayınlandı. TÜSTAV, Mehmet Perinçek sayesinde broşürün orijinaline ulaştı.

Öte yandan Arsen Avagyan, Salih Zeki ile ilgili çalışmasında broşürün kimi farklılıklar taşıyan Rusçasının yanı sıra Türkçesinde yer almamış S. Zeki'nin iki makalesi ve S. Yılmaz'ın bir şiirini buldu ve TÜSTAV'a ulaştırdı.

Böylece 1936 yılında çıkmış 15’ler Hatırası broşürünün aslıyla karşılaştırılarak düzeltilmiş Türkçesi, bu broşür için kaleme alınmış Salih Zeki'nin iki makalesi ile S. Yılmaz'ın şiiri, ayrıca Rusçasında bulunan C. Seydahmedov'un makalesinin çevirisi ilk kez 2020 yılında gün ışığına çıkmış oluyor.

Türkiye Komünist Partisi'nin kuruluş kongresinin 100. ve Mustafa Suphi'lerin Karadeniz'de katledilişlerinin 99. yılında, bilinçli ömrünü ülkesinde barış, demokrasi ve komünizm ülkülerine adamış tüm önder ve militanların anısına saygıyla...

 

  Artık Hepimiz Prekaryayız  

0
> Alphan Telek
> Nota Bene Yayınları, 496 s.

> Satın almak için

Artık Hepimiz Prekaryayız: Tehlikeli ve Umutlu Gelecek

Bu kitap “uçurumun kenarında” olanlar için yazıldı. Bir başka deyişle hayatın pek çok alanında güvencesiz ve yalnız olduğunu düşünenler için.

Ya güvencesizliğiniz ve yalnızlığınız size özgü değilse? Ya şu an hissettiklerinizi tanımadığınız milyonlarca hatta milyarlarca başka insan da yaşıyorsa?

Bu kitap gündelik hayatta herkesin ortak deneyimlerinden ve hislerinden yola çıkarak yeni bir toplumsal sınıfla "Prekarya" ile karşı karşıya olduğumuzu söylüyor.

Prekarya iş bulmakta zorlanan, iş yerinde yöneticileri karşısında güçsüz olan ve yöneticilerinin sözünden çıkamayan, hedef performans sistemi altında stresle boğuşan, aylık geliri harcamalarına yetmeyen, krediyle yaşamak zorunda kalan, vergilere tepki duyan, tatil yapamayan, siyasetçilere güvenmeyen, stres ve öfkeyle yaşamak zorunda bırakılan, aldığı eğitimle yaptığı iş arasında dağlar kadar fark olan ve en nihayetinde kendi hayatı üzerinde kontrole sahip olamayanların oluşturduğu bir sınıf.

Yazara göre siyasal prekarya, kendisine dayatılan politikaları reddeden, yeni ve adil bir dünyayı talep eden küresel bir aktör olmaya aday. Kitap son dönemde yaşanan Sarı Yelekliler gibi sosyal patlamaların yeni bir dünyanın habercisi olduğunu vurguluyor ve sizi bir yolculuğa davet ediyor.

 

  İktisat Okulları  

0 3
> Mehmet Tomanbay
> İmge Kitabevi Yayınları, 416 s.
> Satın almak için

İktisat Okulları ve Ünlü İktisatçılar

Mehmet Tomanbay'ın bu çalışması, iktisat tarihiyle iktisadi düşünceler tarihini bir araya getirmesinin ötesinde bu alanlarla siyasal düşünceler tarihi arasında da bağ kuran öncü bir çalışma niteliğini taşımaktadır. Siyaset bilimi alanında olduğu gibi iktisat alanında da, tarihsizleştirme ve yalıtık düşünce kategorileri üzerinden düşünmek yaygın bir olgudur. Buna karşılık, iktisadi olgulara ilişkin kuram ve yaklaşımların ve bunları üreten düşünürlerin tarihsel koşul ve bağlam içinde ele alınması söz konusu olguların gerçekliğini açıklayabilmek ve tartışabilmek açısından olması gereken bir yaklaşım olarak öne çıkmaktadır.

Tomanbay; iktisadın temel inceleme nesnesi olan ancak tarihsizleştirilerek içeriksizleştirilen kavram ve yaklaşımları, düşünürlerin yaşadığı tarihsel gerçeklik bağlamında ve biyografinin ötesine geçerek ele almaktadır. Çalışma, bu yönüyle iktisat öğrenmek isteyen herkes için bir başlangıç vesilesi olmanın yanında bir neden oluşturma potansiyelini de içermektedir. Diğer yandan, Tomanbay, siyasetin dışlandığı iktisat alanına; akım, okul ve düşünürlerin tarihselliğinden hareketle dolaylı dahi olsa ideolojik konumlanışlarına ilişkin sonuç çıkartmaya yönelik bir bakış açısıyla yaklaşarak, bu iki alan arasında köprü kurma olanağını da yeniden gündeme getirmiştir. Küresel kapitalizm çağında, yaşanılan gerçekliğin ekonomiden ayrı kavranılamayacağının artık bir tercih olmaktan çok bir zorunluluk olması karşısında bu kitap vazgeçilmez bir seçenek olmaya adaydır.

 

  Doğu’da Siyasal Düşünce  

0 1
> G. L. Seidler
> Çev. Mete Tunçay
> Tarih Vakfı Yurt Yayınları, 268 s.

> Satın almak için

Doğu’da Siyasal Düşünce: Doğu Dünyasının Ortaya Çıkışı

Batılı siyasal düşünce tarihçileri, kendilerini sadece Batı Avrupa'daki toplumsal ve siyasal düşünceyi incelemekle sınırlandırdılar. Elinizdeki çalışma Doğu dünyasının gelişimini etkileyen büyük imparatorluklardaki siyasal düşünceleri inceleyerek bu sınırlılığın ötesine geçmeye çalışıyor. Seidler bunu, siyasal düşünceyi genel bir toplumsal ve ekonomik çerçeve içine oturtarak ve düşüncenin ortaya çıkış koşullarının, kökenlerinin ve tarihin seyrini nasıl etkilediğinin izini sürerek yapıyor.

Batı Avrupa ve Amerika Birleşik Devletleri'ndeki siyasal düşünce incelemelerini niteleyen bir ihmali, Doğu siyasal düşüncesinin ihmalini giderme teşebbüsü olan bu kitap bir anlamda tarihsel ufku derinleştirme çabasını temsil ediyor.

Doğu siyasal düşüncesine ilişkin nesnel bir açıklama çerçevesi sunma gayretiyle hareket eden Seidler kitap boyunca sınıf mücadelesine ve siyasal düşüncenin sınıfsal niteliğine hususi bir önem veriyor.

 

  Feminizmler Tarihi  

0 2
> Florence Rochefort
> Çev. Özlem Altun
> Sel Yayıncılık, 108 s.

Satın almak için

Feminizmler Tarihi on sekizinci yüzyılda Batı'da gerçekleşen devrimler ve kitlesel hareketlerle adım adım gelişerek serpilip büyüyen ve son noktada gücünü küresel boyutta ilan eden feminizme can veren hareketleri dini, siyasal ve kültürel odaklar üzerinden keşfe çıkıyor.

Kadınların hak, özgürlük ve eşitlik talepleriyle biçimlenen özgül deneyimleri kadar sömürge karşıtı hareketle, siyahilerin mücadelesiyle, seçme hakkı ve eşit ücret talebiyle dayanışma halinde dört bir yandan sürgün veren çeşitli feminizmlerin tarihsel mirası serimleniyor.

Florence Rochefort öfkelerini, tutkularını ve inançlarını yeniden şekillendirerek evlerden sokaklara, şehir merkezlerine, üniversitelere hayatın her alanında özgürleşmeye ve savaşmaya devam eden; patriyarkal emek sömürüsüne cinsiyetçi söylemlere ve önyargılara göz açtırmamaya kararlı kadınların müşterek hikâyesini anlatıyor.

 

Çok Okunanlar