Bu haftanın seçkisi (7 Haziran) - Mesele 121

Haftanın kitapları

Bu hafta raflarda yerini alan kitaplar arasından Meselesi Olan 5 kitabı seçtik. İyi okumalar...

  Topraktan Göğe  

topraktan goge
> Kolektif
> Sancı Yayınları 256 s.

> Satın almak için

Topraktan Göğe: Devrimci Halkçı Yerel Yönetim Deneyimleri

Devrimci halkçı yerel yönetim deneyimlerini, tarihsel arka plan pratikleri üzerinden ele alarak günümüze yansımalarını tartıştırdığımız bu çalışmada, Fatsa, Hopa, Samandağ, Amed, Ovacık, Hozat, Mazgirt, Marinaleda (İspanya) ve MST (Topraksız Köylü Hareketi – Brezilya) deneyimlerini ekonomi, meclisler, mimari, kültür-sanat, kadın, ekoloji ve benzeri birçok açıdan inceledik.

“Devrimci-Halkçı Yerel Yönetimler” ile de sınırlı olmayan “Alternatif Yerel Yönetim” konusunda konuşmak, yazıp çizmek kolay değildir. Çünkü derin bir tarihsel arka plan bilgisine; ayrıca da enternasyonal ölçekte aktüel pratiklere vâkıf olmayı gerektirir.

Ancak bu kadar da değil. Sokrates'in, “Bir şeyleri değiştirmek isteyen insan, önce kendinden başlamalıdır” saptamasından mülhem tarihsel deneyimlerin, aktüel pratiklerin yanı sıra, ekonomi, meclisler, mimari, kültür-sanat, kadın, ekoloji vb. dalları kucaklayan bir bütünsel perspektife sahip olmak da “olmazsa olmaz”dır.

Bu alanda “Başka bir dünya mümkün”le yetinerek; soyut “iddia”lara bel bağlayarak yol alınması mümkün değildir.

Dünyayı değiştirme mücadelesine, onun öznesi ezilenlerle tabandan/yerelden hareketle örmeye başlamakla mükellefiz. Ancak böylelikle kapitalist vahşet karşısında, alternatifimizi anlatacak/yeşertecek kanalları oluşturabiliriz.

“Nasıl” mı?

Kapitalizm karşısında ezilenlerin iktidar yürüyüş güzergâhında önemli mevzilerinden, duraklarından biri olarak yerel yönetimler; söz, yetki ve kararın yığınlara maledilmesinde önemli bir kaldıraçtır.

Bu açıdan dünyayı anlamakla kalmayıp, onu değiştirirken nasıl bir perspektife sahip olmak gerektiğini ortaya koymada yerel yönetimler önemli bir başlıktır.

O hâlde dünyayı “11. Tez”deki üzere değiştirmek isteyenlerin, kapitalist sermayenin tasallutu altındaki kentlerde idari ve siyasi anlamda alternatif modeller üretmeleri zorunludur.

Kimileri bu zorunluluğu “es” geçseler de toplumcu/kamucu bir yerel yönetim siyasetinin dönüştürücü etkileri küçümsenemez. Çünkü bu imkân, tabanın temsilini genişleterek toplumsallaştırabilmektir. - Temel Demirer

 

  Ermeni Diasporası  

ermeni diasporasi
> Yervant Odyan
> Çev. Kevork Taşkıran
> Kor Kitap, 448 s.
> Satın almak için

Ermeni Diasporası, tematik olarak Diaspora Ermenilerinin yaşamını, oradan oraya sürülmelerini, memleket özlemini, ulus olarak ayakta kalabilmenin güvencesini, günceli ve geleceğini anlatan ilk roman olma özelliği taşımaktadır.

Romanda, İstanbul'da yaşayan Ermeni vatandaşların gündelik yaşamı, sosyal faaliyetleri, gelenekleri, Odyan'ın Hagop Baronyan'dan devralarak geliştirdiği mizahi konuşma diliyle yer alır. Daha ilk satırlar Odyan'ın eserde izleyeceği güzergâhın işaretleriyle doludur:

“Ben kararımı verdim, dükkânımdaki tüm malları satacağım, iki evimi de satacağım, ailemi alıp Ermenistan'a gideceğim. Orada nasıl olsa bir şekilde geçinir giderim, bir iş yapmasam da dert değil, elimdeki para yeter bana. Zaten şunun şurasında kaç yıllık ömrüm kaldı ki…

(...) Ne işimiz var burada, yeter gayrı Daciklere ‘Eyvallah' ettiğimiz, baş eğdiğimiz, zulüm gördüğümüz… Kararım karar, ben gideceğim… Yarından tezi yok, evleri satışa çıkaracağım. Dükkândaki malları da ay sonuna kadar satarım…”

 

 

  Toplumsal Cinsiyet ve Barış  

toplumsal cinsiyet ve baris
> Haz. Nisan Alıcı – Güneş Daşlı
> Dipnot Yayınları, 196 s.
> Satın almak için


Yıllardır dünyanın dört bir yanındaki barış süreçlerinde verilen hukuki ve politik mücadele hem uluslararası alanda karşılığını buldu hem de çatışmadan çıkan ülkelerin toplumsal cinsiyete dayalı taleplere cevapsız kalmamasını sağladı. Gelgelelim barışın, şiddetin ve güvenliğin kadınlarla LGBTİ'ler açısından geleneksel ataerkil düzen için ifade ettiğinden başka anlamları olduğunu kabul etmek gerekir. Çoğunlukla çatışmanın sonlanmış olması, bu grupların kendini güvende hissedeceğinin garantisi değildir. Zira şiddet başka şekillerde devam edebilmekte; ev içi şiddet, ekonomik bağımlılık, yoksulluk ve geleneksel toplumsal cinsiyet rollerinin içine sıkıştırılma gibi pek çok toplumsal adaletsizlik biçimi çatışma sonlandırıldıktan sonra da sürmektedir. Bütün bunları görünür kılmak ve barış inşası sürecinde hesaba katmak ancak kapsamlı bir toplumsal cinsiyet analiziyle mümkün olabilir.

Bu kitap buradan hareket ederek farklı ülkelerde deneyimlenen çatışma ve barış süreçlerini “feminist bir merakla” odağına alıyor. Çatışma ve barış süreçlerine dair toplumsal cinsiyet eksenli tartışmaların Türkiye bağlamında yürütülmesine önayak olmayı hedefliyor. Otuz beş yılı aşkın bir süredir çatışmanın devam ettiği Türkiye'de kadınları ve LGBTİ'leri çatışma dönüşümü ve barış inşası için özne olarak öneriyor.

Türkiye'de barış mücadelesi yürüten kadınların emeğine karşılık gelecek Türkçe literatürün ve teorik tartışma zenginliğinin eksikliğini gidermeye dönük mütevazı bir katkı, barış inşası ve çatışma dönüşümünün toplumsal cinsiyet analizini yapmak, bunu yaparken hangi araç ve mekanizmalardan yararlanabileceğimizi düşünmek için temel bir kaynak…

 

  Homintern  

homintern
> Gregory Woods
> Çev. Kıvanç Tanrıyar
> Ayrıntı Yayınları, 576 s.
> Satın almak için

Homintern: Gey Kültürünün Modern Dünyayı Özgürleştirmesi Üzerine

Homintern, yani Homoseksüel Enternasyonal: Eşcinseller için Komünist Enternasyonal'den türetilmiş, gelişigüzel bir şakadan ibaret. Heteroseksüeller açısından bakıldığında ise ajanlıkla ilgili komplo teorilerine zemin oluşturacak, en iyi ihtimalle düzcinselleri dışlayan bir mason camiası. Şaka bir yana, LGBTİ+ hareketin öncülü sayılabilecek, uluslararası bir ağ ören böyle bir toplumsal yapı varolmuştu.

Gregory Woods, tam da 19. yüzyıl sonundan 1970'lere değin varolmuş bir toplumsal dokuyu tasvir ediyor. Fin-de-siècle Avrupa'sında cinsel normlara aykırı gelen bireyleri ezen skandallar üstüne skandallar patlak verirken, onlar da cebren tecrite maruz kalıyor ya da hem cinsel hem kültürel ilişkiler ağını örmek üzere gönüllü olarak kendi kaçış çizgilerini çekiyorlardı. Bu tip bir çok yönlü istikamet Modernizmi kuran Sodom'un kalelerini örmüştür.

Mitsel nitelik kazanan, Kuzey Avrupa'nın Püritenlik baskısından kurtulmuş Kod Napolyon'un Paris Sodom'u, Weimar'ın Berlin Sodom'u ya da Harlem'in New York Sodom'u…

 

  Hasır Lokantası  

hasir lokantasi
> Hüseyin Peker
> Manos Yayınları, 64 s.
> Satın almak için


Kıştı. Güllü, yanan ormana pencereden baktı, kesme odunlardan yapılmış bir barakanın penceresinden.

Dışarıdaki alevlerin içerisini ısıttığını düşündü. Kıvılcımlar, arkasından dolaşıp sırtını sıvazlıyordu sanki.

Ateş ona da sarılıyordu, kolları uzadı dumanın, sarmaladı. Gözlerine kadar kaçtı ama yanmadı bakışları.

Çünkü bu acıyı kendisi istemişti..! Beklediği bir yangındı. Olsundu. Kütükler çatırdasındı. Yeşil çam dalları zor tutuşurdu.

Çok Okunanlar

Facebook'ta Mesele