Bu haftanın seçkisi (23 Mart) - Mesele 121

Haftanın kitapları

Bu hafta raflarda yerini alanlar arasından Meselesi Olan 5 kitabı seçtik. İyi okumalar...




  Yirmi Birinci Yüzyılda Antikapitalist Olmak  

0 3
> Erik Olin Wright
> Çev. Barış Yıldırım
> Nota Bene Yayınları, 128 s.
> Satın almak için

Kapitalizmin dünyadaki maddi koşulları dönüştürdüğü ve insan verimliliğini son derece artırdığı bir yanılsama değil; pek çok insan bundan fayda da gördü. Ama kapitalizmin büyük zararlar verdiği ve pekâlâ ortadan kaldırılabilecek insan acılarını süreklileştirdiği de bir o kadar yanılsama değil. Bu konudaki anlaşmazlığın kökeninde -temel bir anlaşmazlıktır bu- şu yatıyor: Kapitalizmde gördüğümüz üretkenliği, yenilikçiliği ve dinamizmi, kapitalizmin zararlarından kaçınarak elde etmek mümkün müdür? 1980'lerin başında Margaret Thatcher'ın "başka bir alternatif yok" sözü ünlüydü; yirmi yıl sonra, Dünya Sosyal Forumu, "başka bir dünya mümkün" dedi. Temel tartışma bu.

Bu kitabın temel savı da şu: Birincisi, başka bir dünya gerçekten mümkündür. İkincisi, bu başka dünya, çoğu kişi için, insanlığın gelişimini sağlayacak koşulları daha ileriye taşıyabilir. Üçüncüsü, bu yeni dünyanın unsurları, şimdiki dünyada yaratılmaktadır bile. Ve son olarak, buradan oraya gitmenin yolu vardır. Antikapitalizm, yaşadığımız dünyadaki kötülüklere ve adaletsizliklere karşı sadece ahlaki bir duruş olarak değil, daha fazla insanın gönenç içinde yaşaması için bir alternatif inşa etme yönünde pratik bir duruş olarak da mümkündür.
Kitabın başlığı, bu nedenle, Yirmi Birinci Yüzyılda Nasıl Demokratik Sosyalist Olunur da olabilirdi. Daha kapsamlı bir terim olan "antikapitalist" i kullanmaya karar verdim çünkü kitabın savlarının çoğu, kapitalizme karşı olup da sosyalizme şüpheci yaklaşan insanlar açısından da anlamlı. Argümanlarımın, en azından bazı insanları, radikal sosyalist ekonomik demokrasinin, kapitalizmin ötesinde gerçekleştirilebilir bir hedef hakkında düşünmenin en iyi yolu olduğu konusunda ikna etmesini umuyorum ama kitabın sadece zaten bu görüşe sahip insanlara anlamlı görünmesini de istemedim. - Erik Olin Wright

 

  Tütüncülerin Tarihi  

tutunculerin tarihi
> Egemen Yılgür
> Sosyal Tarih Yayınları,  s.
> Satın almak için

1923-24 Türk-Yunan Nüfus Mübadelesi’nde Osmanlı İmparatorluğu’nun Selanik merkez, Kavala, Drama ve İskeçe gibi yerleşim birimlerinde; kitlesel bir biçimde tütün üretim ve işleme birimlerinde istihdam edilerek yoğun bir sendikal-siyasal mücadele deneyimi kazanan tütüncülerin siyasal kültürü de bu süreçte Yunanistan’dan genç Türkiye Cumhuriyeti’ne taşınmıştır. 

Tütüncüler; söz konusu siyasal kültürün üreticileri ve aynı zamanda bu kültür tarafından şekillendirilmiş bireylerden oluşan bir çevrenin adıdır. İstanbul, İzmir ve Samsun’daki tütün üretim ve işleme birimlerinde aktif olarak çalıştıkları süre içerisinde bir yandan üretim birimlerinde söz konusu kültürü yeniden üretmiş, diğer taraftan dönemin sol hareketleri ile ilişkilenmiş en kalabalık işçi çevresi olarak politik çalışmalar gerçekleştirmişlerdir. 

Tütüncülerin tarihi; özgün sosyo-tarihsel koşulların ürettiği bir kültürün, kültürün taşıyıcılarının mekânsal yer değiştirme ile karşı karşıya kaldıkları toplumsal çevrede yerel koşullara adapte olmalarıyla yeniden üretilmesinin tarihidir.

 

  Almanya’da Türkiye’de İşçilik ve Sendikal Mücadele  

0 2
> Hasan Arslan
> Babek Yayınları, 358 s.
> Satın almak için

“Bu kitap kısa bir otobiyografidir. Neredeyse 40 yıllık çalışma yaşamımı özetler...

Almanya'da bulunduğum sürede fabrikalardaki çalışma koşullarını, ırkçılığın ve milliyetçiliğin göçmen işçiler üzerindeki etkilerini özetlemeye, aynı zamanda göçmen bir işçi olarak gelişmeler karşısında bir seyirci olarak durmanın yanlışlığını, tersine aktif karşı çalışmaların gerekliliğini göstermeye çalıştım. İşçilerin ve emekçilerin uluslararası alanda ortak çalışmalarının, birbirlerinden öğrenme ve öğretmenin önemine vurgu yaptım.

25 yıllık “Gurbetçi” yaşamından sonra doğduğum coğrafyaya geri dönüşümde bir “Almancı” olarak yaşadığım zorlukları ve buna rağmen edindiğim deneyimleri işçilere ve emekçilere aktarmanın değişik yollarını gösterdim. Hem uluslararası konferanslarla ve hem de çalıştığım sendikaların üyelerine sınıf mücadelesine farklı bir bakışın mümkün olduğunu anlatmaya çalıştım. Sendikalardaki yerleşik anlayışlara karşı yeni fikirlerin yeni deneyimlerin aktarılması ve maddi bir güç haline getirilmesinin zorluklarını ve buna rağmen doğru görüşlerin doğru metotlarla işçilere götürüldüğünde olumlu gelişmelerin mümkün olduğunu bu kitabı okuyanlar görebilir. Yine bu kitapta insan hakları mücadelesinin önemine vurgu yapılmakta, doğa ve çevrenin korunması için mücadele etmenin gerekliliğine de vurgu yapılmaktadır.

Bu deneyimlerimi okurlarıma ulaştırabildiğim ölçüde hep birlikte daha güzel günlere doğru yol alabileceğimizi düşünüyorum.” – Hasan Arslan

 

  Tarihte Toplumsal Cinsiyet  

0 1
> Mary E. Wiesner-Hanks
> Çev. Meral Çiyan Şenerdi
> İş Bankası Kültür Yayınları, 400 s.

> Satın almak için

Arkasında yazılı kayıt bırakmış her kültürde erkek kadından daha fazla güce, kaynaklara daha geniş erişime sahip olmuştur. Tarihte Toplumsal Cinsiyet'te ünlü tarihçi Merry Wiesner Hanks; yasal yaptırımlar, entelektüel yapılar, dini sistemler, ekonomik imtiyazlar, sosyal kurumlar ve kültürel normlar gibi başlıklar altında işte bu dengesizliğin tarihini inceliyor.

Dişi veya eril olmanın anlamının, toplumun ekonomik ve dini yapıları tarafından nasıl şekillendirildiğini sorgularken bir yandan da bunun tersini, yani toplumsal cinsiyetin, söz gelimi çalışma yaşamını veya dini kurumları nasıl şekillendirdiğini araştırıyor.

Wiesner-Hanks'in daha önce yayımladığımız Erken Dönemde Modern Avrupa adlı eseri okuyucudan büyük ilgi görmüştü. Yazar bu kitabında da olağanüstü birikimini mükemmel bir sentez gücüyle bir araya getiriyor ve Paleolitik zamandan günümüze kadar uzanan geniş bir zaman diliminde çeşitli dünya kültürlerinde toplumsal cinsiyetin nasıl kurulduğunun etkileyici bir özetini sunuyor; her bölümün sonunda verdiği geniş kapsamlı kaynakça listeleriyle kitabı öğrenciler, akademisyenler ve araştırmacılar için vazgeçilmez bir kaynak eser haline getiriyor.

 

  İtalya’nın Kısa Tarihi  

0
> Christopher Duggan
> Çev. Tuna Erkmen
> Boğaziçi Üniversitesi Yayınları, 332 s.

Satın almak için

1861'de kurulduğundan bu yana, İtalya etkili bir siyasi sistem ve sağlam bir ulusal kimlik duygusu oluşturmak için mücadele veriyor.

Christopher Duggan İtalya'nın Kısa Tarihi'nde, ülkenin tarihini Roma İmparatorluğu'nun çöküşünden günümüze kadar ele alıyor ve İtalya'nın iki yüzyıldır ulus devlet olma yolunda karşılaştığı zorlukları inceliyor.

İtalya'nın Avrupa'daki yerinin, ikliminin, yeraltı kaynaklarının ve coğrafyasının tarihini nasıl etkilediğini bütüncül bir bakışla değerlendiren Duggan, siyasi, ekonomik, sosyal ve kültürel tarihi başarıyla harmanlandığı kitapta, materyalistler ile idealistlerin ulus devlet yaratma programlarının farklarını ortaya koyuyor.

İtalya tarihi hakkında kapsamlı bir giriş arayanlar için ideal bir başlangıç.

 

Çok Okunanlar