Bu haftanın seçkisi (22 Kasım) - Mesele 121

Haftanın kitapları

Bu hafta raflarda yerini alan kitaplar arasından Meselesi Olan 5 kitabı seçtik. İyi okumalar...




  Malatya Ermenileri  

malatya ermenileri
> Arşag Alboyacıyan
> Çev. Sirvart Malhasyan
> Aras Yayıncılık, 480 s.
> Satın almak için

Ermenilerin Anadolu coğrafyasında yaşadığı yörelerin tarihi üzerine hazırladığı monografileriyle tanınan Arşag Alboyacıyan'ın Türkçeye çevrilen bu ilk eseri, Malatya ve çevresinin en eski zamanlardan 20. yüzyıl başına dek tarihini hayranlık uyandırıcı bir titizlikle ele alıyor.

Büyük tarihçi, coğrafya, arkeoloji, kültür, mimari, siyaset, folklor gibi farklı disiplinlerin sağladığı bilgiler ışığında, yörenin olabilecek en derinlemesine hikâyesini koyuyor ortaya. Çalışma, sadece Ermenilerin değil, Malatya ve civarında yaşamış ya da orada hüküm sürmüş, Bizanslılar, Araplar, Türkler, Kürtler, Süryaniler gibi tüm halkların ve devletlerin tarih yazımına katkıda bulunuyor.

1961'de yapılan özgün Ermenice baskısı 1500 sayfayı aşan bu dev eserin Türkçe çevirisi, konunun en can alıcı kısımlarını günümüz okurunun dikkatine sunmak üzere özetlenerek yapıldı.

   

  Krize Karşı Kooperatifler  

krize karsi kooperatifler
> Der. F. Serkan Öngel
            Uygar Dursun Yıldırım
> Nota Bene Yayınları, 384 s.

> Satın almak için


Son 40 yılda yaşanan gelişmeler, örgütsel ilişkilerin hızla çözüldüğü bir dönemin önünü açtı. Bu çözülme ezilenlerin binbir mücadele ile oluşturdukları birlik, sendika, kooperatif ve siyasi partilerin hızla güç kaybetmesine neden oldu. Kapitalizm krizini, geniş halk kesimlerinin toplumsal mücadeleler üzerinden elde ettiği kazanımları ortadan kaldırarak aşmaya çalışırken, toplum bir yandan kollektif hareket etme kabiliyetini ve dayanışma zeminini yitirmeye başlamış, diğer yandan ise bu hareketlere olan ihtiyaç artmıştır.

Günümüzde ekonomik krize, gıda krizi ve ekolojik kriz ile birlikte kamusal hizmetlerin tasfiyesinin yarattığı kentsel kriz eşlik etmektedir. Ayrıca çalışma hayatında güvencesizlik yaygınlaşmaktadır.Bunun sonucunda geniş halk kesimleri açısından üretim, dağıtım ve tüketim süreçlerinin dayanışma, işbirliği ve yatay örgütlenmeler temelinde düzenlenmesi hem ulusal hem de uluslararası boyutta kendini güçlü bir ihtiyaç olarak dayatmaktadır. Son dönemde belediyelerin katkısı ile somutlanan deneyimler, semtlerde kurulan tüketim kooperatifleri, alternatif kamusallıklar ve dayanışma zeminleri de yeni olanaklara işaret etmektedir. Bu çalışma “kendi kendine yardım hareketi” olarak da tanımlanan kooperatif hareketlerini çeşitli boyutlarıyla mercek altına almaktadır.

  

  Marksizm ve Kent  

marksizm ve kent
> Ira Katznelson
> Çev. Ceren Göğüş
> Ayrıntı Yayınları, 352 s.
> Satın almak için 

Marksizm ve kent konusunun geleceğe yönelik bir potansiyeli var. Kentler her zaman uygarlıkların yoğunlaşma noktaları olmuşlardır. Yoğunlukları bozulduğunda bunu açığa vurmaya da başlarlar.

Kentlere, evrende noktalar, sınırlı formları olan yerler ve insanların eylemleri için mahaller olarak odaklanırsak, bu çıkış noktasını kullanarak tarihin anahtar yönlerini ve alternatif sosyal kuramların yeterliliklerini aydınlatabiliriz. Marksizmin Batı kentlerinin gelişimini açıklamakta nasıl yardımcı olabileceğinin; kent ve kentsel mekânı analitik çerçevesinin içine nasıl dahil edeceğinin üzerine giderek Marksizmin analitik kapasitesinin değerlendirilmesine de katkı sağlayabiliriz.

Bu kitap Marx'ın başlıca analitik projelerinin kentsel mekân boyutunun dahiliyeti ile geliştirilebileceğini ve böylece, kent araştırmaları ve kentleri anlayışımızın bazı konu başlıklarının Marksizmin devreye girişi ile aydınlatılabileceğini göstermeyi amaçlıyor. Aynı zamanda, Marksizm ve kentin karşılaşması Marksist kuramın merkezinde yer alan bazı meselelerin de açığa çıkarılmasına yardımcı olacaktır.

 

  Kadın ve Sosyalizm  

kadin ve sosyalizm
> August Bebel
> Çev. Sevinç Altınçekiç
> Yordam Kitap, 560 s.

> Satın almak için

Alman Sosyal Demokrat Partisi'nin kurucularından ve Avrupa'da sosyalist hareketin 19. yüzyıl sonu, 20. yüzyıl başındaki atılımının önemli isimlerinden August Bebel'in başyapıtıdır Kadın ve Sosyalizm.

Marx ve Engels'in takipçileri arasından bir yazar ve siyasetçinin “kadın sorunu”na dair ilk kapsamlı çalışması olarak öne çıkan yapıt, pek çok dile çevrilerek dünyaya yayılan klasik bir esere dönüşmüştür. İşte, Türkiye'de toplumcu düşüncenin, aydın hareketinin ve örgütlü mücadelenin önemli figürlerinden Sabiha Sertel'in, ABD'de sosyoloji öğrenimi görürken hocasının önerisiyle okuduğu ve derinden etkilenerek daha 1935'te Türkçeye kazandırdığı yapıt budur.

Elbette bugünden bakıldığında, Bebel'in kimi yaklaşımlarının günümüz ilişkilerini açıklamakta yetersiz kaldığı ve aşıldığı söylenebilir. Ancak bu durum, metnin ve Sertel'in çevirisinin tarihi birer belge olmasına engel değildir.

Ayrıca Kadın ve Sosyalizm, yalnızca başlığının birinci kısmı, yani “kadın” meselesi çerçevesinde değil, “sosyalizm” meselesi çerçevesinde de çok tartışılan, değerli bir çalışmadır. “Sosyalizm tasavvuru” açısından bakıldığında, Marx ve Engels'in Gotha ve Erfurt Programları Üzerine'de yer alan kısacık tasvirlerinin ardından, somut yanıtlar oluşturmaya çalışan ilk metindir.

Bebel, “Eğitim nasıl dönüşecek, tarım ve sanayi nasıl gelişecek, çalışma koşullarında neler yaşanacak, bireyler kültür hayatına nasıl katılacak?” vb. onlarca soruyu, hem “kadın meselesi” bağlamında hem de “geleceğin toplumu” açısından ayrıntılı biçimde ele alıp bugüne de uzanan benzersiz bir yapıta imza atarken, Sabiha Sertel de bu tartışmaları daha 1935'te Türkiye'ye taşıyarak tarihi önemde bir işe kalkışmıştır.

 

  1968  

1968 fransada genel grev ve ogrenci isyani
> Peter Schwarz
> Çev. Mehring Yayıncılık
> Mehring Yayıncılık, 174 s.
Satın almak için

 

1968: Fransa’da Genel Grev ve Öğrenci İsyanı

Yarım yüzyıl sonra, bu devrimci döneme ait dersler çok büyük bir öneme sahiptir. Sınıf mücadelesi uzun bir süre boyunca bastırılsa da, sınıfsal çelişkiler artık zapt edilemeyecek bir noktaya ulaşmıştır.

Kapitalizm dünya genelinde derin bir kriz içindedir. Nüfusun geniş kesimlerinin yaşam standartları düşerken, toplumun tepesindekiler hayal bile edilemeyecek düzeylerde zenginleştiler.

Büyük emperyalist güçlerin egemen sınıfları, artan toplumsal ve uluslararası gerilimlere savaşla ve militarizmle; sosyal ve demokratik haklara yönelik saldırılarla yanıt veriyorlar. Büyüyen direnişin ve keskin bir sınıf mücadelesinin belirtileri dünya çapında artıyor. ABD'deki öğretmen grevleri; Fransa'daki sarı yelek hareketi; Cezayir'de, Hong Kong'da ve Porto Riko'da yaşanan kitlesel gösteriler, sadece başlangıçtır.

 

Çok Okunanlar

Facebook'ta Mesele