Bu haftanın seçkisi (20 Eylül) - Mesele 121

Haftanın kitapları

Bu hafta raflarda yerini alan kitaplar arasından Meselesi Olan 5 kitabı seçtik. İyi okumalar...

  Memleket Meselesi  

memleket meselesi
> Mıgırdiç Margosyan
> Aras Yayıncılık, 176 s.

> Satın almak için

Memleket Meselesi: Kürt Sorunu Üzerine Yazılar 

Mıgırdiç Margosyan'ın Evrensel gazetesinin 7 Haziran 1995 tarihli ilk sayısında yayımlanan yazısının başlığı “Beyin Meselesi”ydi. Aradan geçen 24 yılda Margosyan yazılarına devam etti. Kendi deyimiyle o “kel ve ehmak” kafası ve kendine has üslubuyla meselelere yaklaşmaya, çoğu kez ironinin kadife eldiven altındaki çelik yumruğuyla cevaplar vermeye, çözüm aramaya, kafa yormaya devam etti. Memleket Meselesi de bu yazıların genişçe bir toplamından oluşuyor ve memleketin en çetrefilli derdi olan Kürt Sorunu'nu yine kendine has bir yöntemle tartışıyor.

Diyarbakır doğumlu olan, öykülerinde Diyarbakır'ı anlatan, meselenin tam da kalbinde olan bu kadim şehirle tam anlamıyla yoğrulmuş olan Margosyan, siyaset yazılarında hem dar anlamıyla “memleket”inin penceresinden bakıyor olaya hem de geniş anlamıyla hepimizin olan “memleket”in en can yakıcı sorununun bam teline dokunuyor.

Margosyan'nın yıllar önce yayımlanan o ilk yazısının son cümlesi, “Evet, yazılarımla vatanı kurtarmaya geliyorum! Hayır, gelmiyorum, ne haliniz varsa görün!” diyordu. Memleket Meselesi, “Ne haliniz varsa görün!”sözünden geri dönen bir yazarın tarihe düştüğü notlardan oluşuyor. Her zamanki Margosyan ustalığı ve bilgeliğiyle.

 

  Toplumsal Sınıfların Psikolojisi   

toplumsal siniflarin psikolojisi
> Maurice Halbwachs
> Çev. Zuhal Karagöz
> Pinhan Yayıncılık, 168 s.

> Satın almak için

Bu çalışmasında Halbwachs okurunu toplumsal dünyanın içinde bilimsel bir geziye davet ediyor. Bu gezide “insanın, hayvanat bahçesindeki kafeslerin içindeki yırtıcılar ya da bir akvaryumun camlarının arkasındaki bölmelere kapatılmış deniz hayvanları gibi temsilleriyle” değil; doğal yaşam biçimleri içindeki insanın kendisiyle karşılaşılacaktır.

Bu doğal yaşam biçimleri “toplumsal bir tabiat olan insan tabiatını tüm içgüdüleri ve eğilimleriyle birlikte ortaya koyacaktır”. Kitapta farklı beşerî gruplar ele alınırken “bu topluluklar içinde hangi kolektif temsillerin hâkim olduğu, kuvvetlerinin ve yayılma alanları ile sınırlarının ne olduğu” anlaşılmaya çalışılmaktadır.

Söz konusu kolektif temsiller, aynı zamanda içinde bulundukları ilişkiler bağlamında incelenmekte, bunların toplumsal evrimin farklı aşamalarına tekabül edip etmedikleri sorgulanmakta ve böyle bir karşılaştırmadan yakın gelecek hakkında tahminler çıkarılmaktadır. Halbwachs'ın saiklerin kolektif biçimlerine ilişkin incelemesi, toplum içinde yaşayan insanlara dayatılan çerçeveler içinde en geniş, en doğal ve en az yapay olan şeklinde nitelediği “toplumsal sınıflar” çerçevesinde sürdürülmektedir.

 

  Kafkasya  

kafkasya
> James Forsyth
> Çev. Timuçin Binder
> Ayrıntı Yayınları, 912 s.
> Satın almak için 

Bu kitap Kafkasya'yı enine boyuna inceleyen büyüleyici bir çalışma. Avrupa, Asya ve Ortadoğu'nun sınırlarında yer alan bu karmaşık bölgenin tarih öncesinden bugününe ışık tutan, Kafkasya'nın tarihini bir bütün halinde sunan kitap, modern tarihçiliğin emsalsiz ürünlerinden biri.

Kafkasya binlerce yıl boyunca birbirleriyle kesişen göç, istila, ticaret ve kültür yollarının bir merkezi; Avrupa ile Asya arasında tekrar tekrar karşılaşılan, istilalara açık bir köprü olmuştur. Hem İngilizce ve Rusça kaynaklara hem de Farsça ve Arapça çevirilere dayanan bu yetkin çalışma, bölgenin Ermeniler, Azeriler, Çeçenler, Dağıstanlılar, Çerkezler ve Gürcüler de dahil olmak üzere yerli toplulukları ve onların, bölge yaşamında bugün hâlâ rol oynayan bölge dışından topluluklarla ilişkileri üzerinde yoğunlaşmakta.

Kitap bunun yanı sıra, Kafkas ülkerinde Rus emperyalizminin rolüne ve yerli topluluklarının büyük bir kısmının nazik dengelere dayanan bağımsızlık girişimleri uğruna umutsuz mücadelelerine eleştirel bir bakış açısı da sağlamaktadır.

 

  Ölüm: Felsefi Bir Deneme  

olum
> Todd May
> Çev. Emre Keser
> Say Yayınları,.

> Satın almak için

Öleceğimiz ve bunun her an olabileceği gerçeği yaşamımızın bütününe sirayet eder. Ölüm hakkında düşünmenin ve onunla ilişkilenmenin pek çok yolu vardır. Ancak, bu yollardan pek çoğu onun hâkimiyetinden kaçmaya çabalamaktan başka bir şey yapmaz. Todd May bu kitapta ölümle ölümün iktidarında yüzleşmeye çalışıyor. O, bu dünyadaki ölümlerimizi bizim sonumuz olarak kabul edip bunun yaşamlarımız için ne manaya geldiğini soruşturuyor. Ölümlülüğümüzden ne gibi dersler çıkarabiliriz? Ölen ve öleceğimizi bilen varlıklar olarak nasıl yaşayabiliriz? May bu sorulara cevap ararken ölümle ilgili iki ayrı bakış açısını bir araya getiriyor.

Bunlardan birincisi, ölümün kötü bir şey olmadığını ya da en azından ölümsüzlüğün ölmekten çok daha beter olduğunu söylüyor. İkincisiyse, ölümün kötü bir şey olduğunu ve bu gerçekten kaçmanın mümkün olmadığını ileri sürüyor. May ise, eğer ölümle yaşayacaksak, bu iki bakış açısını bir araya getirmemiz gerektiğini gösteriyor. Bu iki bakış açısının birleşimi yaşamımıza birbirinden ayrılamayacak bir güzellik ve trajedi katar.

Kendi kişisel deneyimi kadar pek çok –antik ve modern– felsefecinin ve yazarın görüşlerinden yararlanan May, ölümün kaçınılmazlığını nasıl düşüneceğimize ve daha önemlisi yaşamlarımızı bu kaçınılmazlık karşısında nasıl yaşayabileceğimize dair bir görüş ileri sürüyor. Nihayetinde, o şunu tartışıyor: Kavranması ve her birimizin kalan saatlerinin ya da yıllarının içine yerleştirilmesi gereken şey kesin bir şekilde yaşamlarımızın olumsal olduğudur ki, her anımızı bizi belirsiz bir geleceğe bağlayan bir bağmış gibi ve yine de geriye kalan son bağımızmış gibi yaşayabilelim.

 

  Son Buzul Erimeden  

son buzul erimeden
> Levent Kurnaz
> Doğan Kitap, 480 s..
Satın almak için

 

Son Buzul Erimeden: İklim Değişikliği Hakkında Merak Ettiğiniz Her şey

İklim, insanlık tarihinde görülmedik bir biçimde değişiyor. Bu değişim öyle hızlı ki, dünyadaki varlığımızı tehdit ediyor ve önlem almazsak, gelecek nesiller zorlu iklim koşullarına boyun eğecek. Kömür, petrol ve doğalgaz yakarak atmosfere saldığımız sera gazlarıyla bu sorunu biz yarattık ama istersek üstesinden gelebiliriz. Yeter ki son buzul erimeden bilinçlenip gerekeni yapalım.

İklim değişikliği üzerine çalışmalarıyla tanınan Prof. Dr. Levent Kurnaz, yıllardır konuşulan bu sorunu bireysel, ulusal ve uluslararası düzeyde tüm boyutlarıyla ele aldı. Son Buzul Erimeden bildiğimizi sandığımız gerçekleri haykırıyor ve iklim değişikliğini kulağımıza çalınan bir haber başlığı olmaktan çıkararak hayatımızın tam içine taşıyor.

 

Çok Okunanlar

Facebook'ta Mesele