Bu haftanın seçkisi (2 Mart) - Mesele 121

Haftanın kitapları

Bu hafta raflarda yerini alacak kitaplar arasından Meselesi Olan 5 kitabı seçtik. İyi okumalar...




  Kadın Mücadelesi  

0
> Marta Breen – Jenny Jordahl
> Çev. Gaye Yeşim Sezer
> Yapı Kredi Yayınları, 128 s.
> Satın almak için

Kadın Mücadelesi: Özgürlük, Eşitlik ve Kız Kardeşliğin 150 Yılı

Özgürlük. Eşitlik. Kız kardeşlik. Yeter ki sesimiz duyulsun!

Kadın Mücadelesi feminizm tarihini merak edenler için mutlaka okunması gereken bir grafik roman. 150 yıllık yakın tarihe odaklanan Marta Breen dünyanın dört bir yanında hakları için savaşan kadınları anlatıyor.

Henüz dünyanın her yerinde herkes eşit haklara sahip olamasa da geçtiğimiz yüz elli yıl, umutsuzluğa kapılmamamız gerektiğinin kanıtı niteliğinde. Marta Breen'in güçlü kalemiyle bugün her bireyin doğal hakkı olduğunu düşündüğümüz eğitim, çalışma, seçme ve seçilme haklarını elde etmenin o kadar da kolay olmadığını anlattığı Kadın Mücadelesi: Özgürlük, Eşitlik ve Kız Kardeşliğin 150 Yılı Jenny Jordahl'ın müthiş çizimleriyle tamamlanıyor.

 

  Yaşasın Kadınlar  

0 2
> Gülsüm Kav
> Doğan Kitap, 184 s.

> Satın almak için

Yaşasın Kadınlar: Türkiye’de Kadın Cinayetleri Gerçeği ve Çözüm Yolları

“Her evin kapısında Ceren Özdemir, reddedilen her korunma başvurusunda Ayşe Paşalı, her şarkıda Değer Deniz, her kuaförde Muhterem Evcil, her sınavda Ceren Damar, her kedi sevgisinde Merve Kotan, her plazada Şule Çet vardır. Her şehirde Özgecan adı verilmiş bir yer, dünyanın ummadığınız bir yerinde 'Ölmek istemiyorum' sözleriyle Emine Bulut ve en olmadık yerlerde karşınıza çıkan, adlarını tek tek sayamayacağınız kadar çok öldürülen kadın ve mücadele eden binlercesi vardır.”

Yaşasın Kadınlar'da, Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu'nun Genel Temsilcisi Gülsüm Kav, Türkiye'de kadın cinayetlerini ve çözüm yollarını, kadınların ve adliye koridorlarında adalet arayan ailelerin yanı başında sürdürdükleri mücadelenin deneyimi ışığında anlatıyor.

Özgür ve eşit bir dünya için özgür ve eşit bir dünyada YAŞASIN KADINLAR!

 

  Sessiz Rivayetler  

0 1
> Kolektif
> Çev. Zeliha Burcu Acar
> Dipnot Yayınları, 264 s.
> Satın almak için

Sessiz Rivayetler: Anarko-Feminizm Kitabı

Anarko-feminizmle ilgili yayınlanmış az sayıdaki eserden biri olan Sessiz Rivayetler, farklı perspektiflerden yazılmış manifestolar, kolektif metinler ile makalelerden oluşan harika bir antoloji.

Emma Goldman'dan Caty Levin'e, Bolivyalı feminist grup Mujeres Creando'dan silahlı mücadele grubu Rote Zora'ya farklı coğrafyalardan kadınların direnişini tüm coşkusuyla yansıtmanın yanı sıra kesişimsellik, queer feminizm, örgütlenme sorunları, anarşizm ve feminizm arasındaki bağlantı gibi başlıklar üzerinden de kuramsal bir tartışmaya dahil ediyor okuru.

Sessiz Rivayetler, eski metinlerin bir araya getirildiği önemli bir koleksiyon değil salt, “ütopyayı gerçek kılmak” üzere yola çıkan kadınlar için gelecekteki tartışma ve değerlendirmelerde yaslanabilecekleri güçlü bir ilham kaynağı da aynı zamanda.

Patriyarkaya meydan okuyan Sessiz Rivayetler, kişiyi daha fazlasını okumaya daha fazlasını tartışmaya kışkırtıyor.

 

  Tenin Sınırlarının Ötesine  

tenin sinirlarinin otesine
> Silvia Federici
> Çev. Bilge Tanrısever
> Otonom Yayıncılık, 152 s.

> Satın almak için

Günümüzde “beden”, hem direniş imkanları bakımından hem de iktidarların kendi hegemonyalarını sürdürmeleri bakımından radikal ve kurumsal politikaların merkezinde yer alıyor. Federici de direnişin ve tahakkümün mücadele alanı olarak gördüğü bedenin bir tarihi olduğunu ileri sürüyor. Feminist, ırkçılık karşıtı, trans ve çevreci bütün hareketler açısından beden, devlet ve sermayeyle karşılaşmanın bir zemini, dönüştürücü toplumsal pratiklerin yeşerebileceği bir imkan olarak algılanıyor.

Öte yandan kapitalist gelişmenin neoliberal döneminde sermayenin girdiği ve bir türlü aşmayı başaramadığı yeniden üretim krizinde de bedeni tahakküm altına alma ve denetleme zorlu ve kaçınılmaz hale geliyor. Bedenlerin yalıtılması, parçalanması, psikolojik ve tıbbi müdahalelerle yeniden oluşturulması, arzu ve ihtiyaçlarının ya bastırma ya da uyumlulaştırma yoluyla denetlenmesi, kapitalizmin tahakküm stratejileri olarak karşımıza çıkıyor.

Oysa Federici'ye göre beden, sömürünün sınırı, onun önündeki engeldir. Bedeni, özgürleştirici ve içkin bir politik imkana dönüştürmek ise ancak onun arzu ve ihtiyaçlarını çoğaltmakla mümkündür. Bunu da birbirinden yalıtılmış olmaktan dolayı korku yüklenip iktidarın tahakkümüne boyun eğmeye hazır bedenlerden ziyade başka bedenlerle, hatta insan olmayan varlıklarla ve doğayla “büyülü” bir birlikteliğe giren bedenler yapabilir. Bu yüzden de ancak korku ve yalıtılmışlığın “keder”inden çıkıp, “neşeli militanlık”la arzularını ve ihtiyaçlarını şimdide politikleştiren bedenler, kendilerini, başkalarını ve dünyayı dönüştürebilir.

 

  Alayına İsyan  

alayina isyan
> Mine Söğüt
> Can Yayınları, 264 s.

Satın almak için

Savaşa, devlete, düzene, sisteme, aileye, şiddete, ahlaka, mülkiyete karşı, kadına, hayvana, aşka, cinselliğe, sokağa, isyana dair, öfkeli, gözüpek, cüretkâr, kışkırtıcı, kafa karıştırıcı, yoldan çıkarıcı, sorgulatan ve aykırı düşünceler…

 

 

 

 

 

Çok Okunanlar