Bu haftanın seçkisi (1 Haziran) - Mesele 121

Haftanın kitapları

Bu hafta raflarda yerini alanlar arasından Meselesi Olan 5 kitabı seçtik. İyi okumalar...

 

  Türkiye Komünist Fırkası Birinci Kongresi  

0 1
> Der. Emel Seyhan Atasoy,
            Meral Bayülgen
> Sosyal Tarih Yayınları, 318 s.
> Satın almak için

>>> Türkiye Komünist Teşkilatlarının Birinci Kongresi (TKP Kuruluş Kongresi) (10-16 Eylül 1920) kitabının 1. Bölümü'nde TKT'nin kuruluşuna ve faaliyetlerine değiniklikten sonra, Kongre öncesi çalışmalar hakkında genel bilgiler bulacaksınız. Kitabın 2. Bölümünde ise sol sayfalarda kongre ertesinde Türkiye Komünist Fırkası Neşriyatı'dan Bakü'de 1920'de yayımlanmış metin, Mete Tunçay'ın Türkiye'de Sol Akımlar-1 (1908-1925) çalışmasından gözden geçirilmiş olarak aktarılıyor. Kitabın sağ sayfalarında ise TÜSTAV Komintern Arşivi'nde bulunan 'zabıtlar'ın transkripsiyonları yer alıyor.

Mustafa Suphi'nin Haziran-Eylül 1920 arasında Bakü'de başkanlığını yürüttüğü Türkiye İştitakiyun Teşkilatı Merkezi Heyeti'nin yirmi altı toplantısının tutanakları, diğer toplantı tutanak ve raporlarıyla birlikte Banu Işim ve Cemile Moralıoğlu Kesim tarafından derlenerek Nisan 2008'de Haziran-Eylül 1920 Türkiye İştitakiyun Teşkilüti adıyla yayımlandı. TKT 1. Kongresi ertesinde 17 Eylül 1920'den itibaren Merkez Komitesinin tüm toplantı tutanaklarını ve raporlar' içeren belgeler ise, Yücel Demirel tarafından derlenerek TKP MK 1920-1921 Dönüş Belgeleri (1 ve 2) adıyla yayımlanmıştı.

Bu kitapla birlikte, Mustafa Suphi'nin Mayıs 1920 sonrasında Azerbaycan'a gelişiyle yepyeni bir boyuta yükselen Türkiye İştirakiyün Teşkilatı çalışmalarından Ocak 1921'de Türkiye'den gönderdiği son rapor mektuba kadar belgeler kümesinin derlenerek yayımlanması hedefine ulaşıldı. 

 

  Moleküler Kızıl  

0 2
> McKenzie Wark
> Çev.Cemal Yardımcı
> Metis Yayınları, 328 s.
Satın almak için

Moleküler Kızıl: Antroposen Çağının Teorisi

>>> Sovyetler Birliği'nin çöküşünün ardından zaferini ilan eden dizginsiz kapitalizm, kendi yarattığı için çözüm getiremeyeceği felaketlerle yüz yüze bugün. Artık insan türü olarak bozduklarımızı küçük rötuşlarla düzeltip kendi çıkarımıza kullanacağımız bütünsel, organik bir döngü varsaymamız mümkün değil. Kapitalist gerçekçilik de, hepimizi bambu bisikletlerde hayal eden ideolojik ikizi kapitalist romans da çare sunmuyor.

Melankoliye kapılmamak için bize alternatif bir gerçekçilik gerek, diyor McKenzie Wark: işbirliği içindeki bilme ve yapma emeğine yakın duran; ekonomik, teknik, politik ve kültürel dönüşümleri ilişkilendiren bir gerçekçilik. Moleküler Kızıl, bu amaçla önce Sovyetler Birliği'nin kuruluş yıllarında bastırılan Marksist teori akımlarına dönüyor: emeğin bakış açısını merkeze koyan Bogdanov'un tektolojisine ve Proletkült'üne; Platonov'un hayal güçlerini birleştirecek edebiyat fabrikası tasavvuruna, yoldaş bakış açısına... Sonra günümüzde kültür ve bilimler arasındaki sınırlarda çalışan yazarları ele alıyor: insanın başka organizmalar ve teknolojiyle geçirgen sınırlarını hatırlatan siborg kavramı ve feminist bakış açısıyla Donna Haraway, farklı aygıtların nasıl farklı bilgi özneleri ve nesneleri üreten kesikler oluşturduğuna dikkat çeken Karen Barad, bir tür meta-ütopya öneren Kim Stanley Robinson…

Zihin ve beden emekçilerine bir Siborg Enternasyonali çağrısı yapıyor Wark: “Antroposenin bütün işleyişlerini dağıtacak araçlara ve iradeye hayal gücünde zaten sahip olan bir Enternasyonal. Eskisinin yıkıntıları üzerinde yeni canlı dünyayı inşa etmekten başka yapacak bir şeyi olmayan bir Enternasyonal. Bu uygarlığın kalıcı olamayacağını hepimiz biliyoruz. Birlikte yenisini yapalım.”

 

  Çariçe Katerina  

0 3
> Robert K. Massie
> Çev. Hakan Abacı
> İş Bankası Kültür Yayınları, 696 s.
Satın almak için

>>> Önemsiz ve parasız bir Alman prensesi olarak dünyaya gelen Çariçe 2. Katerina (sal. 1762-1796), hayata veda ettiğinde devasa ülkesinin mutlak hükümdarı; imparatorluğunun sınırlarını genişletmiş, stratejisini oluşturmuş, kurumlarını geliştirmiş imparatoriçesi; vatanının Batı sanat ve kültürüne yönelmesini sağlamış çariçesidir.

Bunun için dinini değiştirip Ortodoksluğa geçmesi ve Büyük Petro’nun torunu olan eşi Çar 3. Petro’yu darbeyle devirmesi gerekmiştir. Büyük Petro’nun Batı’daki askeri ve idari yenilikleri ülkesine uyarlama anlayışını derinleştirerek sürdürmüş; ülkesinde sanatın, kültürün, eğitimin ve tıbbın gelişmesini sağlamış; hastaneler, okullar, yetimhaneler kurmuştur. St. Petersburg’daki Ermitaj Müzesi’nin temelini atmış, Puşkin, Dostoyevski, Tolstoy, Çehov, Çaykovski, Rimski-Korsakov gibi büyük sanatçılar yetişmesini sağlayan zemini oluşturmuştur. Avrupa’daki fikir hareketlerini ilgiyle takip etmiş, Voltaire, Diderot, Rousseau, Grimm gibi önemli aydınlarla yıllar boyunca mektuplaşmış, görüşmüştür. Salgın hastalık baş gösterdiğinde kilisede sıraya girip ikona öpme geleneği olan halkına, ülkenin ilk çiçek aşısını kendine yaptırarak örnek olmuştur. Kadının geri planda olduğu bir Doğu memleketindeki erkeklerin birkaçının sevgilisi, bazısının arkadaşı, çoğunun anası ve hepsinin lideri olmayı bilmiştir.

3. Mustafa, 1. Abdülhamit ve 3. Selim’in saltanat dönemlerine denk düşen iktidarı, Osmanlı’nın gerilemesinin en önemli etkenlerindendir. Osmanlı’ya Kırım’ı kaybettiren, Karadeniz’i Ruslara açmaya mecbur bırakan, Ortodoks tebaası üzerinde onlara himaye yetkisi veren Küçük Kaynarca Antlaşması onun döneminde imzalanmıştır. Robert K. Massie, Rusya’yı büyük bir devlet yapan Büyük Petro için yazdığı efsanevi biyografinin ardından, aynı derin Rusya bilgisi ve kalem gücüyle, “bu devlete kudret katan” 2. Katerina’yı anlatıyor.

 

  Sarhoşların Perşembesi  

sarhoslarin persembesi
> Jaklin Çelik 
> İletişim Yayınları, 138 s.
Satın almak için

>>> Birbirlerinin dilini anlamıyorlardı ama yoksulluğun işaret dilini az çok biliyordu burada yaşayan herkes. Bu dili anlamak merhametin kapılarını sonsuza dek açmıyor olsa da muhtemel tehlikelerin sinyallerini algılamak adına önemliydi. Hikâye, semtin en işlek caddelerinden birinde, kalabalığın hengâmesinde göçmenler, kör köpekler, berduşlar, meczuplar, pezevenkler, insan tacirleri, uyuşturucu ve emlak simsarları arasında geçiyor.

Jaklin Çelik, arafta kalmanın çaresizliğini, yoksulların işaret dilini, yaşamın ortasında sınır çizgisi gibi duran saklı şarap mahzenlerini insanın yüreğine dokunan, sokulgan ve ince bir üslupla anlatıyor. Sarhoşların Perşembesi, son dönemlerin en özgün ve sarsıcı romanlarından biri. Kutsanmış bir ayyaş ayaklanması!

 

  Mekan Varyasyonları  

0
> Ed. Senem Kurtar
> Nota Bene Yayınları, 312 s.
Satın almak için

>>> Mekân Varyasyonları, kimine göre genişleyen, çeşitlenen, zenginleşen ve etkinleşen, kimine göreyse daralan, büzülen, kapanan ya da yok olan bir şey olarak mekâna dair farklı teorileştirme pratiklerinden bir seçki sunmaktadır. Marksist ve Toplumsal ile fenomenolojik ve varoluşsal mekân ayrımının iki temel uğrak olarak alındığı bu seçkide, bilinen, üretilen, tahakküm edilen bir şey olarak mekân ile algılanan ya da tahayyül edilen anlamıyla mekânın birlikte sunulmuş olması, diyalektik bir karşıtlığın gözler önüne serilmesine imkân tanımaktadır. Böylelikle, Mekân Varyasyonları'nın okuru, diyalektik kutupların her birindeki farklı teorileştirme çabalarıyla yüzleşecek, her birinin kendi içindeki sorunları eleştirel olarak görebilecek ve insani gerçekliğin toplumsal, tarihsel, varoluşsal olarak mekânla kurduğu, kurabileceği ilişkilerin güncelliğini hangi anlamlarda koruduğuna ya da kaybettiğine dair fikre sahip olabilecektir.

Mekân Varyasyonları'nda, A. Kadir Gülen “Marksizm ve Toplumsal Mekân Meselesi”, Senem Kurtar “Henri Lefebvre'nin Mutlakları: Gündelik Hayat ve Toplumsal Mekân”, Pınar Yurdadön “Edward Said'in Mekânsal Praksisi”, Ömer Faik Anlı “Emmanuel Wallerstein: Mekân, Epistemoloji, Sosyal Bilim”, Nehir Durna “Mekânın Tahakkümünden Gaston Bachelard'ın İzinde Poetik Mekâna”, Kaan H. Ökten “Heidegger'de Mekânsallık ve Zamansallık”, Çağatay Şahin “Jean Paul Sartre'da Zamansal Oluş ve No-Place”, Dilan Alataş “Merleau Ponty: Dünyanın Teni ve Deneyimin Ontolojisi”, Özgür Taburoğlu “Tanpınar'da Yer ve Eşya İlişkisi” adlı çalışmalarıyla yer almaktadır.

 

Çok Okunanlar