Altyazı, Hollywood’un kendine baktığı filmleri kapağına taşıdı - Mesele 121

Dergilik

Bağımsız sinema dergisi Altyazı, Hollywood’un kamerayı kendine çevirdiği filmlere ayırdığı Temmuz-Ağustos sayısı ile bayilerde yerini aldı. Derginin bu sayısı ile birlikte ücretsiz eki Altyazı Fasikül: Özgür Sinema da yayın hayatına başladı.

altyazikapakKAPAK KONUSU: HOLLYWOOD HOLLYWOOD’A BAKIYOR
Altyazı Aylık Sinema Dergisi 190. sayısında kapağını, Hollywood’un kamerayı kendine çevirdiği filmlere ayırdı. Son olarak Tarantino’nun gözünden 60’lı yıllarıyla perdeye yansıyan bu devasa endüstri, ihtişamı kadar, stüdyo sisteminin sömürü düzeni ve skandallarıyla da daima göz önünde oldu ve en iyi filmlerinden bazılarını da kendi iç yüzünü anlatırken çekti. Altyazı, Sunset Bulvarı’ndan (Sunset Blvd.) Mulholland Çıkmazı’na (Mulholland Dr.) on klasik filmde, Hollywood’un Hollywood’a bakışını irdeliyor.

BİR ZAMANLAR... HOLLYWOOD’DA
Yirmi beş yıl önce Ucuz Roman’la (Pulp Fiction) birlikte dünya sinemasının zirvesine yerleşen Quentin Tarantino, yaratıcılıkla popülariteyi bir arada yakalayan filmleriyle, Hollywood’un yüz aklarından biri olageldi. Yönetmen tam bir yıldızlar kadrosuyla çektiği yeni filmi Bir Zamanlar... Hollywood’da’da (Once Upon a Time... in Hollywood), endüstriye bir ‘aşk mektubu’ gönderiyor. Engin Ertan, Tarantino’nun bu iddialı işinin, Hollywood’da 2017’de patlak veren cinsel taciz suçlamalarına nereden ve nasıl bağlandığını yazdı.

MATRIX SERİSİ
1999’da ilk filmiyle ortaya çıktığı andan itibaren sinemanın gidişatını değiştiren Matrix serisi, 20. yılını kutluyor. Hasan Cömert, Altyazı için kaleme aldığı yazısında, ‘kurtarıcı kahraman’ mitine yeni bir yorum getirirken hem görsel teknolojisi hem de açtığı felsefi-politik tartışmalarla sinemada bir devrim yapan üçlemeyi kapsamlı biçimde ele alıyor.

BEHZAT Ç. BİR ANKARA POLİSİYESİ
Çok sevilen, çokça da tartışma yaratan Behzat Ç. Bir Ankara Polisiyesi, BluTV’de ekrana gelecek yeni sezonuyla geri dönüyor. Abbas Bozkurt’un dizinin senaristi Ercan Mehmet Erdem ile gerçekleştirdiği söyleşide Behzat Ç. karakteri ve dizinin dünyasının temel unsurları masaya yatırılıyor.

CHERNOBYL
Son dönemin en çok ses getiren yapımlarından Chernobyl dizisi, Çernobil Faciası’nı kusursuz bir prodüksiyonla ekrana taşırken, anti-komünist bir kara propaganda aracı olup olmadığı sorusuyla da gündeme geldi. Fatma Cihan Akkartal, Chernobyl’i ele alan yazısında diziden günümüz dünyasına dair ne gibi çıkarımlar yapılabileceğini tartışıyor.

ALTYAZI FASİKÜL: ÖZGÜR SİNEMA 
Bu sayıdan itibaren Altyazı Sinema Dergisi ile birlikte ücretsiz olarak dağıtılacak olan Altyazı Fasikül: Özgür Sinema, sinemada ifade özgürlüğünün genişlemesine katkı sağlamak için yola çıkan yepyeni bir yayın. Hem basılı hem de videolar ve genişletilmiş haberlerin yer aldığı çevrimiçi bir yayın olarak hayatına devam edecek Fasikül’ün temel amacı, seyirciye erişimi kısıtlanan sinema pratiklerine görünürlük kazandırmak ve sinema alanındaki hak ihlallerine dair bir tartışma ortamı yaratmak.


ALTYAZI’da ayrıca

Rastgele Bir Film / Les Valseuses : Bertrand Blier’nin kendi romanından uyarladığı 1974 tarihli film, dönemin cinsel özgürleşme idealinden ve burjuva ahlakına dair tartışmalardan yankılar taşıyor.

Hareketli Kavramlar / Mantar Bulutu: Hiroşima’ya atılan atom bombasından bu yana nükleer saldırıya dair en belirgin imge olarak zihinlere kazınan ‘mantar bulutu’, bugüne dek sinemada nasıl bir ifade aracı olarak yer aldı?

Umut Tazeleyen Filmler / Harold ve Maude (Harold and Maude): Hal Ashby’nin 1971 tarihli başyapıtı, dönemin isyankâr ruhunu sıradışı, özgürleştirici bir sevgi öyküsüyle yansıtıyor.

Ölü Adam (Dead Man): Jim Jarmusch’un ‘saykodelik western’i, yirmi beş yıl sonra yeniden sinemalarda. Batı medeniyetine eleştirilerle dolu film, farklı bir maneviyat arayışı, kara mizahı ve şiirselliğiyle öne çıkıyor.

Kül En Saf Beyazdır (Ash is Purest White): Destansı bir aşk öyküsü anlatan Kül En Saf Beyazdır, Çinli yönetmen Jia Zhangke’nin filmografisinin doruk noktalarından biri.

Zavallı (Pity): Babis Makridis’in ilk uzun metrajı, son yıllarda yaratıcılığıyla öne çıkan Yunan sinemasına yeni bir çarpıcı film olarak ekleniyor. Acı çekmekten mutlu olan bir kahramanın sürüklediği Zavallı, takıntılı bir zihnin haritasını çıkarıyor.

Yüzleşme (Grâce à Dieu): François Ozon’un Berlinale’de Jüri Büyük Ödülü’nü kazanan Yüzleşme’si, Katolik Kilisesi’ndeki çocuk istismarı skandalı konusunda siyasi sonuç almayı hedefleyen bir misyon filmi.

Yavuz Özkan: Mayıs ayında aramızdan ayrılan Yavuz Özkan, 80’li yıllarda imza attığı ‘sanat filmleri’nde ele aldığı bohem yaşam tarzıyla, Türkiye sinemasında ayrıksı bir yere sahipti.

Wanda: Barbara Loden’in yakın dönemde keşfedilen 1970 yapımı filmi Wanda, kaybedecek hiçbir şeyi olmayan bir kadının sıradışı varoluş biçimini, sıradışı bir film diliyle ele alıyor.

Hindistan Hakkında Bir Film Üzerine Notlar (Appunti Per Un Film Sull'India, 1968): Pier Paolo Pasolini, Hindistan hakkındaki deneysel filmini Batılı yönetmen bakışını sorgulamak üzerine inşa ediyor.

72. Cannes Film Festivali: Mayıs ayında düzenlenen festivalin bu yılki programında ‘ifrata kaçan’ yapımlar, sinemanın popülaritesi giderek artan dizi dünyası ile rekabeti üzerine düşündürücü ipuçları sunuyordu.

Bir Sinema Psikopatının Listesi: Yerli fantastik edebiyatın öne çıkan yazarlarından Doğu Yücel, ne klasik ne de kült veya dikkat çeken B-film listelerinde yer alabilmiş, ‘hakkı yenmiş’ filmler arasından on favorisini paylaşıyor.

Çok Okunanlar

Facebook'ta Mesele